Inkling türkçesi Inkling nedir

Inkling ile ilgili cümleler

English: Countless stars were twinkling in the sky.
Turkish: Gökyüzünde çok sayıda yıldız parlıyordu.

English: Tom never had an inkling that Mary and John were dating each other.
Turkish: Tom'un Mary ve John'un birbirleriyle flört ettikleri konusunda hiçbir kuşkusu yok.

English: Ali thinks Mary doesn't have an inkling of what's going on.
Turkish: Ali Mary'nin neler olduğu hakkında bir ipucu olmadığını düşünüyor.

English: Around the world thoughts shall fly in the twinkling of an eye.
Turkish: Düşünceler göz açıp kapayana kadar tüm dünyada yayılacaktır.

English: Tom had no inkling as to why his boss wanted to see him.
Turkish: Patronunun neden onu görmek istediğine dair Tom'un hiçbir fikri yoktu.

Inkling ingilizcede ne demek, Inkling nerede nasıl kullanılır?

Get an inkling of : Kokusunu almak.

Inklings : Seziş. Sezme. İpucu. İz. Kuşkulanma. İşaret. Kestirme. İma. Kuşku.

Besprinkling : Serpmek. Lekelemek. Saçmak.

Crinkling : Buruşmak. Büzüşmek. Kırışmak. Hışırdamak. Kıvırmak. Katlamak. Hışırdatmak. Karıştırmak. Kırıştırmak. Buruşturmak.

In a twinkling : Hemen. Derhal.

Tinklings : Tıngırtı. Tınlama. Çınlayan.

 

Sprinkling system : Yağmurlama jüyesi.

Twinkling : Göz kırpma. Çok kısa zaman. Gariplik. An. Parıldayan. Pırıldama. Parıldama. Pırıltı. Titrek ışık.

Sprinklings : Yağmurlama. Serpinti. Ekme. Serpme. Çisenti. Küme. Bir nebze. Azıcık bir miktar. Tutam. Azıcık miktar.

Tinkling : Tıngırtı. Tınlama. Çınlayan.

İngilizce Inkling Türkçe anlamı, Inkling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inkling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clews : Topak. İskota yakası. İplik yumağı. Yumak. Hamak ipi gemi. Yün yumağı. Anahtar.

Anticipation : Bir olay ya da durumun gerçekleşmesi konusunda beslenen güçlü beklenti. Beklenti. Belli çıkarım işlemleriyle bir olay ya da sürece ilişkin önkestirim. bk. kestirim, öngörü, öntanı. Bekleni. Bekleme. Umu. Tahmin etme. Önceden yapma. Bekleyiş.

Badges : Rozet. Nişan.

Catnap : Tavşan uykusu. Şekerleme yapmak. Kısa hafif uyku. (uyku) kestirmek. Şekerleme.

Perception : Basiret. Algı. Sezgi. Belleğin katkıları ve bir duyusal izlenimle ortaya çıkan, karmaşık, nesnel bilinç içeriği. özellikle görsel algılar, dışımızdaki varlığın, şeylerin, nesnelerin biçim ve durumları konusundaki betimlemelerimizin yapısına girer. Nesnel dünyanın başta görme örgeni olmak üzere insanın duyu örgenlerini etkilemesi ve böylece nesnelerin bilinçte yansıması. Kavrayış. Algılanma. Anlayış. Tahsil (para).

Incredulity : Şüphecilik. Kuşkuculuk. İnanmazlık.

Glimmer : Azıcık miktar. Zayıf bir şekilde parlamak. Hafif ışık. Önemli kayaç yapıcı mineral grubu. (demir ve magnezyum karışığı ile birlikte alüminyum silis tuzları. hepsinin metalik olmayan parıltısı, tam bir dilinimi ve altı kenarlı enine kesitleri vardır. en önemli çeşitleri: muskovit (ak mika): potasyumlu mika, kaı2 (oh,f2 / aısi3o9); ak, sertlik 2-2.5, özgül ağırlık 2.78-2.88; serisit: ufak taneli ve normal kristal şeklini göstermeyen muskovit; biotit (kara mika): magnezyum ve demir mikası, k (mg, fe)3 (oh)2 (al, fe) si3o10 kahverengi, yeşil, kara; çizgi ak, kahverengi yeşilimsi; sertlik 2.5-3, özgül ağırlık 2.8-3.2. Işık vermek. Mika. Işık vermek (hafif). Parıldamak.

 

Adverts : Dokundurmak. İlan (ingiliz ingilizcesi). Değinmek. Reklam (ingiliz ingilizcesi). Duyuru (ingiliz ingilizcesi). Bahsetmek. Reklam. İlan. Zikretmek.

Dinted : Kuvvet. Çentik. Çizgi. Çizik. Ufak çukur. Ufak çukur açmak.

Bodement : Belirti. Öngörü. Kehanet. Alamet. İçine doğma. Tahmin. Önsezi. Kestirim. Emare.

Inkling synonyms : guessing, augury, inklings, presumptions, doubt, cuing, clew clue, divinations, foresight, detecting, allusions, kip, impeachment, clueing, insights, beacon, charactered, cluing, connotations, adverting, fears, dints, dinting, disbelief, clues, glimmered, incertitude, dozed, flair, evidence, auspicate, glimmers, chip.

Inkling ingilizce tanımı, definition of Inkling

Inkling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hint. An intimation.