Isı tabakalaşması nedir, Isı tabakalaşması ne demek

Teknik terim anlamı:

Göllerde ve durgun su kütlelerinde yüzeyden tabana doğru farklı sıcaklık değerlerine bağlı olarak oluşan tabakalaşma, termal stratifikasyon.

Isı tabakalaşması anlamı, tanımı

Isı : Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji. Fiziksel bir olaya dayalı, belirli bir ölçü üzerine kurulmuş olan sıcaklık ve soğukluk derecesi

Taba : Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi, tütün rengi. Bu renkte olan.

Tabak : Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.

Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

Termal stratifikasyon : Isı tabakalaşması.

Sıcaklık : Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.

Termal : Sıcak kaplıca suyu. Bu sudan yararlanma imkânı sağlayan kuruluş vb. Yalova iline bağlı ilçelerden biri.

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

Durgun : Sakin. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz. Neşesiz, keyifsiz, sessiz.

 

Göller : Ağrı şehrinde, Doğubayazıt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çorum kenti, Sungurlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzincan ili, Çayırlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzincan şehrinde, Üzümlü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum kenti, Halilçavuş bucağına bağlı bir yer. Karabük ilinde, Eflâni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Malatya kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehrinde, Çatalpınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop ilinde, Kabalı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Taban : Ayağın alt yüzü, aya. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle. Yaradılıştan. Ayakkabının alt bölümü. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. Tarlanın düz ve verimli kesimi. Bir ırmağın en derin olan orta yeri. Huy bakımından. Temel. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir. Kaide. Bir şeyin en alt bölümü. Değerlendirmede en alt derece.

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

 

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

Gölle : Suda kaynatılmış buğday, mısır, fasulye, nohut ve benzerleri tahıllar. Aşure. Bir çeşit irmik tatlısı. Nohut, mısır ve buğdayı acı biberle karıştırıp pişirerek yapılan yağsız bir çeşit çorba. Çok uyuyan kişi. Bilye.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Sıcak : Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Sıcak yer. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu. Hamam.

Kütle : Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği. Kitle.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Diğer dillerde Isı tabakalaşması anlamı nedir?

İngilizce'de Isı tabakalaşması ne demek ? : thermal stratification