Items türkçesi Items nedir
Items ile ilgili cümleler
English: Please check all the items on this list.
Turkish: Lütfen listedeki tüm kalemleri kontrol et.
English: One of the items on your wish list is on sale.
Turkish: İstek listendeki öğelerden biri satlıktır.
English: Ali separated the items into three piles.
Turkish: Ali eşyaları üç kümeye ayırdı.
English: Did you check all the items on the shopping list?
Turkish: Alışveriş listesinde tüm ürünleri kontrol ettiniz mi?
English: Ali omitted a couple of items from the list.
Turkish: Ali listeden birkaç maddeyi savsakladı.
Items ingilizcede ne demek, Items nerede nasıl kullanılır?
Items in drop down list : Açılır liste öğeleri.
Hide all items on desktop : Masaüstü'ndeki tüm öğeleri gizle.
Startup items folder : Başlangıç öğeleri klasörü.
Action items : Eylem öğeleri. Eylemler.
All items : Tüm öğeler.
Budget items : Bütçe kalemleri.
Catalogue of items : Nesnelerin envanteri. Parça listesi.
Bulk items : Ambalajlanmamış ve genellikle yükleme ve boşaltması mekanik araç ve tesis gerektiren maden cevheri, mineraller, hurda demir, kömür, hububat, hayvan yemi, küspe, çimento, kilinker, ponzo, suni gübre, mucur ve benzeri her tür sıvı ve katı eşya. Dökme eşya.
Hide items : Gizlenecek öğeler. Öğeleri gizle.
Main items : Belli başlı ana kalemler.
İngilizce Items Türkçe anlamı, Items eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Items ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pencil : Karakalem ile çizmek. Küçük resim fırçası. Kalem ile makyaj yapmak. Işın demeti. Kurşunkalemle yazmak. Çizmek. Karakalem. Kurşunkalemle çizmek. Kurşunkalem.
Material : Maddeci. Malzeme. Materyal. Maddesel. Maddi. Kumaş. Bez. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek.
Bar : Hoşlanmamak. Katmamak. Baro. Sürgülemek. Parmaklıkla çevirmek. Dışında. Yüksek ya da sırıkla atlamada aşılması gereken yüksekliği gösteren tahta, maden vb. özdekten yapılmış yuvarlak, yerine göre üçgen kesitli uzun ince çubuk. Çubuk. Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. bir türk halk dansı çeşidi.
Listing : Listeleme. Kayıt. Bayılma. Kaydetme. Kote etme. Ambalaj listesi. Fiyat koyma. Bir rastlantılı örneklemede evren birimlerini tüketici olarak sayma ya da bir sayı vererek sıralama. dizem [ing . array] verileri tek tek gözlemler biçiminde sıralayan ya da gözlemlerin sıklığını dile getirmeyen dizi. bk. sıklık dağıhmı. Liste. Maddeleme.
Assortment : Sınıflandırma. Ayırma. Mal çeşidi. Çeşitlilik. Tasnif. Türlü çeşitleri içeren bir bütün. Cins. Karışım.
Scion : Aşı kalemi. Oğul. Çelik (dal). Ağaç piçi. Aşılık filiz. Çocuk. Evlat. Kalemaşısı. Aşı.
Information : İddia. Bilgisayar, bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Enformasyon. Bilgi işlemde, kullanılan uzlaşımsal kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. bk. veri. İlmi vukuf. Bilgi edinme. Bilgi. Şikayet. Malumat.
Datum : Eğitim, kimya alanlarında kullanılır. Kıyas hattı. Ölçüde başlangıç nokta. Nesne, olay ve süreçlerin bilimsel araştırılmasında nicel sonuçlara, yasalara ulaşabilmek için sağlanması gereken ön bilgi ve ölçüm. Veri. Data. Malumat. Done. Veriler.
Office : Hizmet. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Sorumluluk. Ticarethane. İş. Bölüm (orun). Yazıhane. Memuriyet. Ajans. Görev.
Trait : Bir nesneyi ya da birimi ötekilerden ayırmaya yarayan sürecen ayrıtlardan her biri. Kişisel özellik. Haslet. Örge. Canlının morfolojik ve fizyolojik özelliklerinden her biri. Karakter. Boyut. Hususiyet. Öğelerin birleşmesinden doğan ve bir araya geldiklerinde halkbilim ürünleriyle olaylarının oluşumunu sağlayan birimlerden her biri. bk. öğe, anakonu, örge tümgesi, örnek, ayrık öğe.
Items synonyms : line item, inventory item, high spot, agenda item, place, denomination, position, casts, units, element, bits, entries, ilk, infos, bradawl, communication, particular, assortments, clause, chisel, annunciations, annunciation, elements, penciller, item, highlight, detail, penciled, gen, pens, batch, commodity, unit.
Items zıt anlamlı kelimeler, Items kelime anlamı
Ready made : Hazır.
Dependent : Bağlı. Asılı. Muhtaç. Bağımlı. Bkz.dependant.

Bu kısımda Items kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Items ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Items anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Items ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.