Şirkem nedir, Şirkem ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dutun ikinci kez kaynatılıp sıkılmasından elde edilen şıra.

Sıkılmış üzüm veya dut tortusu, küspe.

Şirkem kısaca anlamı, tanımı

Şirk : Eş koşma

Sıkılma : Sıkılma işi. Utanma ve çekinme duygusu, hicap.

İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Küspe : Hayvan yemi, yakacak ve gübre olarak kullanılan, yağı veya suyu çıkarılmış her türlü yağlı tohum ve bitki artığı. Özü alınmış meyvelerin kalan bölümü.

Tortu : Çökelti. Kalıntı. Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı. Bir topluluğun soysuzlaşmış üyeleri.

Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.

 

Şıra : Henüz mayalanmamış üzüm suyu. Bazı meyve ve sebzelerin özü. Süzülmüş afyon. 1.Üzüm suyu. 2.İncir suyu. 3.Üzüm, erik, dut ve benzerleri meyvelerin suyu. 4.Tatlı. Bir yaşındaki katır. 1.Büyük dalyan 2.Dalyana balık girdiğinde, reisin ağ toplama emri. Üzüm suyu.

Tort : Köpeklerin boğazına takılan dikenli demir halka. Peynir suyunu kaynatarak yapılan çökelek. Sıvıların içinde bulunan ya da sıvıların bozulmasıyla oluşan pıhtımsı madde, tortu. Çokluk ve sıklık belirtir : Bu ağaç tort gibi meyve tutmuş. Kalın yapraklı, dikenli ve süt gibi suyu olan bir ot. Asık çatık (yüz için): Çok tort yüzlü. Yağ ve benzerleri tortusu. Biçimsiz. Çoban köpeğinin boynuna takılan demir halka. Tortu; eritilmiş tereyağının çöküntüsü; bu çöküntü araba 'mazı’sını yağlamakta kullanılır. Köpeklerin boynuna takılan dikenli halka, tasma (Çayağzı), karşılığı tortul. Üzerinde çiviye benzer sivrilikler bulunan demir köpek tasması.

Dutu : Sara. Nişanlanan kızla erkeğin birbirlerine verdikleri hediyeler. Hediye. Dul kadının evlenmek için söz verdiğini bildirir hediye. 4 Güven belgesi olarak verilen şey, rehin. İpotek. Alış verişte verilen pey. Çağın. İm, belirti. Rehin. [Bakınız: dutarık].

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Sıkı : Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.

 

Üzüm : Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

Kez : Bazı sayı sıfatlarıyla birlikte kullanılarak bir olayın ve olgunun her bir tekrarlanışını bildiren söz, defa, kere, sefer.

Dut : Dutgillerden, kuzey yarım kürenin genellikle ılıman bölgelerinde yetişen, yapraklarıyla ipek böceği beslenen ağaç (Morus). Bu ağacın, ak, kara, pembe renkte ekşi veya tatlı, sulu meyvesi.

Diğer dillerde Şirdenin yer değiştirmesi anlamı nedir?

İngilizce'de Şirdenin yer değiştirmesi ne demek ? : abomasal displacement