Ağır su nedir, Ağır su ne demek

Ağır su; bir kimya terimidir.

  • Bazı nükleer reaktör tiplerinde nötron yavaşlatıcısı olarak kullanılan, içinde hidrojen atomları yerine döteryum izotopları bulunması sonucu oluşan su

Biyoloji'deki anlamı:

D2O, Döteryum oksit.

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Hidrojen yerine döteryumdan yapılmış olan su.

Nükleer Enerji alanındaki anlamı:

İçinde hidrojen atomları yerine döteryum izotopları bulunması sonucu oluşan su (D2O). Ağır su, bazı nükleer reaktör tiplerinde nötron yavaşlatıcısı olarak kullanılır.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Döteryum Oksit.

Bilimsel terim anlamı:

D2O; yapısında hidrojen yerine döteryum içeren su. (molekül ağırlığı: 20,03; normal kaynama noktası: 101,42°C.)

İngilizce'de Ağır su ne demek? Ağır su ingilizcesi nedir?:

heavy water

Ağır su hakkında bilgiler

Ağır su (D2O) , nükleer reaktörlerde kullanılan hidrojen yerine ağır hidrojen (döteryum) izotopuna sahip yoğunluğu yüksek sudur.

1932'de ilk kez suyun elektrolizi yolu ile Hugh Taylor bulmuştur. Su moleküllerinin çoğu atom ağırlığı 1 olan hidrojen ile 16 olan oksijenden meydana gelmiştir. Fakat suyu oluşturan elementlerden yani hidrojen ve oksijen izotopları düşünülürse farklı molekül yapısı olduğu görülür. Hidrojenin döteryumla trityum, oksijenin O18, O17 gibi ağır izotoplarını içeren sulara ağır su denmektedir. Ancak ağır su diyerek bahsedilen döteryum oksittir. Ağır su, tatlı sularda ve yeraltı sularında eser miktarda; kar, deniz ve göl sularındaysa daha bol bulunur. Organizmalar için zehirlidir.

 

Ağır suyun nötron yavaşlatma gücünün normal sudan daha yüksek olması ve soğurma özelliğinin daha az olması ile reaktörlerde yakıt olarak doğal uranyumun kullanılmasına olanak verir.

Ağır su, II. Dünya Savaşı'nda Almanlar tarafından, atom bombasını geliştirmek amacıyla da kullanılmıştır.

Ağır su kısaca anlamı, tanımı:

Nükleer : Atom çekirdeği ile ilgili, çekirdeksel.

Reaktör : Bir katalizör yardımıyla kimyasal tepkime yaparak üretim elde edilen endüstri kuruluşu. Yakıt olarak çevre havayı kullanan ve pervanelerin yardımı olmaksızın doğrudan doğruya tepki ile çalışan, iki ucu açık boru biçiminde itici.

Nötron : Yaklaşık olarak proton ağırlığında ve elektrik yüklü olmayan bir atom cisimciği.

Hidrojen : Oksijenle birleşerek suyu oluşturan, atom numarası 1, rengi, kokusu ve tadı olmayan bir gaz, müvellidülma (simgesi H).

Atom : Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

Döteryum : Çekirdeğinde bir proton ve bir nötron bulunduran hidrojen atomunun bir izotopu, ağır hidrojen (simgesi D).

Bulunma : Bulunmak işi.

Sahip : Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse. Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse.

 

Yoğun : Şişman, iri, tombul. Koyu, kalın. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Kaba, kalın, iri (elek, iğne). Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif.

Elektroliz : Bir elektrik akımının etkisiyle ortaya çıkan kimyasal ayrışma.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).

Meydan : Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri. Alan, saha. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Fırsat, imkân veya vakit.

Ağır suç : Bilerek ve kötü bir amaçla işlenen ve kişilerin ya da toplumun türesini doğrudan doğruya bozmaları nedeniyle, cezaları ağır olarak gösterilen suçlar.

Ağır suç atma : Bir kimsenin, suçsuz olduğunu bildiği başka bir kişiye ağır suç yüklemesi.

Ağır suç uydurma : Bir kimsenin işlenmediğini bildiği bir suçu, kovuşturma yapmakla görevli olan bir yetkili kata, işlenmiş gibi bildirmesi ya da işlenmeyen bir suçun izlerini kovuşturmaya başlanabilecek aşamada uydurması.

Ağır suça girişme : Bir kişinin, işlemeyi amaç edindiği bir ağır suçu işlemeye başlayıp da onu tamamlamak için gerekli bulunan yürütme davranışlarını, elinde olmayan engeller dolayısıyle tamamlayamaması ya da yürütme davranışlarını tamamladığı halde ağır suçun kimi engeller yüzünden ortaya çıkmaması.

Ağır suçlara ilişkin davalar : Ölüm, ağır kapatım ve beş yıldan çok kapatım cezalarını gerektiren ağır suçlara ilişkin davalar.

Ağır sulu reaktör : Yavaşlatıcı olarak ağır su kullanan reaktör.

Diğer dillerde Ağır su anlamı nedir?

İngilizce'de Ağır su ne demek? : n. deuterium oxide