Ağır ve sakıncalı işler nedir, Ağır ve sakıncalı işler ne demek

Ağır ve sakıncalı işler; Maliye alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Yasasında ve tüzüğünde belirtildiği gibi yapımı yoğun insan gücü ile sağlanabilen ya da dokuncalı sonuçlar ortaya çıkarması bakımından yapımlarında büyük sakınca ve uyanıklığı gerektiren işler.

Ağır ve sakıncalı işler anlamı, kısaca tanımı

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım

İşler : Nicem düzeneğinde, bir yöneye uygulanınca başka bir yöney veren matematiksel nesne.

Ağır : Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

Sakın : Asla. "Korkulacak bir durum olmasın" anlamında kullanılan bir söz.

Sakınca : Çekinilmesi, dikkatli olunması gereken, sakınmayı gerektiren durum, mahzur.

Sakıncalı : Sakınmayı, çekinmeyi gerektiren, mahzurlu.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

 

İnsan gücü : Bir işi yapabilecek toplam kişi sayısı veya harcanacak emek zaman miktarı. [Bakınız: işgücü].

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

Dokuncalı : Zararlı.

Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.

Belirti : Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.

Dokunca : Kötülüğe yol açan, sağlığı bozan şey. Zarar.

Uyanık : Uyumamış, bidar. Yapacağı işi bilen, dikkatli ve tetikte olan, müteyakkız. Açıkgöz, kurnaz, cingöz. Bilgisizlikten kurtulmuş, bilgili. Uykudan uyanmış.

Sonuç : Bir olayın doğurduğu başka bir olay ya da durum, netice. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü. Öz, özet.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

Diğer dillerde Ağır ve sakıncalı işler anlamı nedir?

İngilizce'de Ağır ve sakıncalı işler ne demek ? : dangerous and difficult labours