İşgücü nedir, İşgücü ne demek

İşgücü; Coğrafya, İktisat, Sosyoloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Bir ülkede ya da işletmede, üretime ya da herhangi bir işe katılan ve bunun gerçekleşmesini sağlayan insan emeğinin tümü.

İktisat terim anlamı:

Etkin nüfus içinde yer alıp, cari ücret düzeyinde ve çalışma koşullarında çalışanlar ile işsizlerin toplamı. Toplam nüfustan çalışamayacak durumda olan nüfusun (örneğin 15 yaşından küçük, 65 yaşından büyük olanların, ev kadınlarının, öğrencilerin, mahkumların, ordu mensuplarının, çalışmasını engelleyen fiziksel veya zihinsel engeli olanların) ve çalışmak istemeyenlerin çıkarılmasıyla ulaşılan nüfus.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Bir toplumda 15-64 yaşlar arasındaki nüfus bölümü.

İşgücü anlamı, kısaca tanımı

İşgü : İçki

İçsel işgücü piyasası : Ücretlerin belirlenmesi ve iş örgütlenmesinin bir dizi yönetsel kurallar ve yöntemler tarafından belirlendiği işgücü piyasası.

İkili işgücü piyasası : İşgücü piyasasındaki içsel işgücü piyasası ve dışsal işgücü piyasası; birincil işgücü piyasası ve ikincil işgücü piyasası; kayıtlı işgücü piyasası ve kayıt dışı işgücü piyasası gibi ikiliklerin olduğu işgücü piyasası.

 

İşgücüne katılım oranı : Bir ülkede üretim sürecinde çalışan işgücünün etkin nüfusa oranı.

İşgücünün teknik işbölümü : Firmada üretim sürecinin alt süreçlere ayrılarak işgücünün söz konusu süreçlerde işlendirilmesi.

Kayıt dışı işgücü piyasası : Sürekli veya geçici işlerde çalışma mevzuatına aykırı olarak sosyal güvenlik sistemi dışında işlendirilenlerin yer aldığı piyasa.

Kayıtlı işgücü piyasası : Sürekli veya geçici işlerde çalışma mevzuatına uygun olarak sosyal güvenlik sistemi içinde işlendirilenler ile memurların yer aldığı piyasa.

Nitelikli işgücü kuramı : Sanayi mallarındaki dış ticareti, ülkeler arasındaki nitelikli işgücü farkına dayanarak açıklayan, Keesing ve Kenen tarafından geliştirilen kuram.

Uluslararası işgücü akımları : İnsanların çalışmak için geçici olarak veya yerleşmek amacıyla bulundukları ülkeden başka ülkelere göç etmeleri.

Yedek işgücü ordusu : Marksist kuramda, emek yerine makinenin kullanılmasıyla üretimden alıkonulmuş veya uzaklaştırılmış, geçici ya da sürekli olarak işsiz bırakılmış, gerektiğinde çalışan kesimin ücret artışı üzerinde baskı unsuru olarak kullanılan, hazır ve düşük ücretle çalışabilecek işgücü olarak görülen kitle.

Toplam nüfus : Dolaylı ya da dolaysız olarak ışınım etkisindeki işlerde çalışanlarla, toplumun geriye kalan kesimini oluşturan nüfusun toplamı.

Etkin nüfus : Nüfusun, üretimin herhangi bir dalında katkısı olan bölümü. Genellikle 15-65 arası yaş diliminden oluşan, çalışma yeteneğine sahip nüfus.

Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

 

Cari ücret : İş gücü piyasasında iş gücünün, arz ve talebe göre belirlenen fiyatı.

Çalışanlar : Trabzon şehri, Dernekpazarı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Çıkarılma : Çıkarılmak işi.

Fiziksel : Fizikle ilgili olan. Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki.

Koşullar : Şerâit.

Zihinsel : Zihinle ilgili, zihnî.

Çalışmak : Bir şeyi oluşturmak ya da ortaya çıkarmak için emek harcamak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Herhangi bir iş üzerinde olmak. İşi veya görevi olmak, bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak.

Diğer dillerde İşgücü anlamı nedir?

İngilizce'de İşgücü ne demek ? : labour force