Abılabut nedir, Abılabut ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Çirkin, gösterişsiz.
[Bakınız: abılobut].
[Bakınız: abulabut].
İri, Şişman, hantal.
Ahmak, budala, sersem, aptal.
Abılabut tanımı, anlamı
Abıla : Abla, büyük kız kardeş. Yenge. Hanım, hanımefendi. Karı, zevce. Görümce. Üvey kız kardeş. Koyunların sağım zamanlarında, süt sağan kadınlara çobanların hitabı. Umacı. Altmışaltı oyununda onlu
Gösterişsiz : Gösterişi olmayan, mütevazı. Gösteriş yapmayan. Görkemsiz.
Gösteriş : Gösterme işi. Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, alım çalım, kurum. Görkem. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık.
Abılobut : İri, Şişman, hantal. Obur, çok yiyen. Kaba, anlayışsız, vurdumduymaz. [Bakınız: ababak]. Geveze, çenesi düşük, abuk sabuk konuşan. Ahmak, budala, sersem, aptal. Perişan, pejmürde. Geniş yüzlü, kaba saba ve aptal kişi.
Abulabut : İri, Şişman, hantal. Kaba, anlayışsız, vurdumduymaz. Ahmak, budala, sersem, aptal. [Bakınız: abılobut]. Perişan, pejmürde.
Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.
Şişman : Deri altında fazla yağ toplanması sebebiyle vücudun her yanı şişkin görünen (kimse), şişko, mülahham.
Sersem : Herhangi bir sebeple bilinci ve duyguları zayıflamış olan. Düşünmeden hareket eden, ne yaptığının farkında olmayan.
Çirkin : Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).
Budala : Zekâca geri olan (kimse), alık. Ahmak, bön. Bir şeye aşırı düşkün.
Hantal : Kocaman, iri, kaba. İşi, davranışları kaba ve yavaş.
Aptal : Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.
Hanta : Ağaçtan oyularak yapılmış dört kulplu tekne.
Abula : Abla, büyük kız kardeş. Yenge. Hanım, hanımefendi. Görümce.
Ahmak : Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, aptal.
Hant : Küçük bostan. Yiyecek şey: Hantları getir de yiyelim. Yer: Senin tarlan hangi hantta?. Sınır. Yüzdört kağıtla oynanan bir çeşit iskambil oyunu. Kalça kemiği.
Abul : Aptal. Kemiksiz et.
Çirk : Kilim yerine kullanılan keçe. Gübre: Yarın tarlaya çirk çekeceğim. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri. Bitkilerin leke yapıcı suyu: Ceviz çirki hiç çıkmaz. Üzüm posası. Cevizin dışındaki meyva olgunlaşınca düşen yeşil kabuğu. Küçük toz parçaları. Pis su. Saman karıştırılmış sulu çamur. Sigara izmariti. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Killi ve sabunlu çamaşır suyu. (İnönü Eskişehir).
Ahma : Çamsakızı, reçine. Kadınların süs eşyası olarak kullandıkları altın dizisi. Zenginlik: Ahması tahması yerinde, neye ihtiyacı var. Mücevherat.
Diğer dillerde Abetalipoproteinemi anlamı nedir?
İngilizce'de Abetalipoproteinemi ne demek ? : abetalipoproteinemia

Bu kısımda Abılabut nedir? Abılabut ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Abılabut tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Abılabut hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.