Abılobut nedir, Abılobut ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İri, Şişman, hantal.
Obur, çok yiyen.
Kaba, anlayışsız, vurdumduymaz.
[Bakınız: ababak].
Geveze, çenesi düşük, abuk sabuk konuşan.
Ahmak, budala, sersem, aptal.
Perişan, pejmürde.
Geniş yüzlü, kaba saba ve aptal kişi.
Abılobut tanımı, anlamı
Çenesi düşük : Çok gereksiz şeyler konuşan (kimse), boşboğaz, geveze
Vurdumduymaz : Anladığı hâlde anlamamış gibi davranan, umursamaz, aldırmaz, aldırışsız, duygusuz, duvar yüzlü.
Anlayışsız : Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
Abuk sabuk : Akla, mantığa uymayan, düşünülmeden söylenen (söz), saçma sapan, abuk subuk, abidik gubidik. Akla, mantığa uymayan, saçma sapan bir biçimde, abuk subuk, abidik gubidik.
Kaba saba : Görgüsüz. Özensiz. Görgüsüz bir biçimde.
Pejmürde : Eski püskü, yırtık. Dağınık, perişan.
Anlayış : Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
Perişan : Dağınık, düzensiz, karmakarışık. Acınacak durumda olan, zavallı.
Hantal : Kocaman, iri, kaba. İşi, davranışları kaba ve yavaş.
Sersem : Herhangi bir sebeple bilinci ve duyguları zayıflamış olan. Düşünmeden hareket eden, ne yaptığının farkında olmayan.
Şişman : Deri altında fazla yağ toplanması sebebiyle vücudun her yanı şişkin görünen (kimse), şişko, mülahham.
Geveze : Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.
Ababak : Ahmak, budala, sersem, aptal.
Budala : Zekâca geri olan (kimse), alık. Ahmak, bön. Bir şeye aşırı düşkün.
Gevez : Sürü hayvanlarının boynuna takılan küçük çan.
Ababa : Baş ve kuyruk tarafları kara, gövdesi yeşil bir kuş, incir kuşu. Akbaba. Ağababa, büyükbaba, dede.
Ahmak : Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, aptal.
Yüzlü : Yüzü herhangi bir nitelikte olan. Şımartılmış, yüz bulmuş (kimse).
Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.
Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.
Diğer dillerde Abetalipoproteinemi anlamı nedir?
İngilizce'de Abetalipoproteinemi ne demek ? : abetalipoproteinemia

Bu kısımda Abılobut nedir? Abılobut ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Abılobut tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Abılobut hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.