Acıh vermek nedir, Acıh vermek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Nisbet yapmak, imrendirmek, kıskandırmak.

Acıh vermek anlamı, kısaca tanımı

Acıh : Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. [Bakınız: acığ]. [Bakınız: acık]. Yerelması. [Bakınız: acalma]. Hiddet, gazap, öfke

Verme : Vermek işi.

Vermek : Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.

Kıskandırmak : Kıskanmasına yol açmak.

Kıskandırma : Kıskandırmak işi.

İmrendirmek : İmrenmesine yol açmak.

İmrendirme : İmrendirmek işi.

İmrendi : Ankara şehri, Kazan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

 

Kıskan : Cimri, pinti.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Kıska : Arpacık soğanı.

İmren : Görülen bir şeyi veya benzerini edinme isteği, gıpta.

İmre : [Bakınız: emre]. Âşık, tutkun. Kardeş. Arkadaş.

Diğer dillerde Acı yitimi anlamı nedir?

İngilizce'de Acı yitimi ne demek ? : analgesia