Acumen türkçesi Acumen nedir

  • Çabuk kavrama yeteneği.
  • Feraset.
  • Yetenek.
  • Çabuk kavrayış.
  • Basiret.
  • Çabuk kavrama.
  • Sezgi.
  • Yerinde ve doğru karar alma yetisi.
  • Zeka.
  • Keskin zek­a.
  • Yerinde ve doğru karar alma.

Acumen ile ilgili cümleler

English: She is a lady of business acumen.
Turkish: O ticari zekalı bir bayan.

Acumen ingilizcede ne demek, Acumen nerede nasıl kullanılır?

Legal acumen : Hukuk derinliği. Kanun ayrıntıları.

Acumens : Yetenek. Zeka. Feraset. Sezgi. Basiret. Çabuk kavrayış. Çabuk kavrama. Yerinde ve doğru karar alma. Çabuk kavrama yeteneği. Keskin zek­a.

Acuminate : Sivrileşen. Ucu sivri. Bir uca doğru giderek incelmek (botanik terimi). Akuminat. Sivri uçlu. Açmak. Sivrileştirmek.

Acuminate leaf : Akuminat yaprak. Sivri yaprak.

Acumination : Genişlik veya kalınlık açısından giderek incelen uç. Bilemek. Açmak. Keskin uçta sona eren. Bir yaprak ucunun şekli (botanik terimi).

Periostracum : Kabuk dış tabakası. Birçok yumuşakça ve brakyopot kabuklarının dış tabakası. Periostrakum.

Cacuminal : Üstdamaksıl. Üst damaksıl. Dilin ucunun üst damağa dokunması suretiyle çıkarılan sesle adlandırılan (fonetik).

Nicotiana tabacum : Tütün. İçerisinde nikotin gibi alkoloitlerle birçok zehirli maddeyi bulunduran bir bitki türü.

Nicotina tabacum poisoning : Tütün zehirlenmesi. Nicotiana tabacum zehirlenmesi.

 

Condyloma acuminatum : Genital bölgede oluşan bir lezyon. Kondiloma akuminata.

İngilizce Acumen Türkçe anlamı, Acumen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acumen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adequacy : Yeterlilik. Yeterlik. Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması. İstihkak. Kifayet. Ehliyet. Uygunluk.

Insightfulness : Kavrayışlılık. Anlayışlılık. Algılamada kuvvetlilik.

Premonitions : Uyarma. Önsezi. Hastanın hissettiği öncü belirti. Kişinin hastalık nöbetinin geleceğini önceden sezinlemesi. İçine doğma. Hissikablelvuku. Malum olma. Hastalık nöbetinin geleceğini gösteren sübjektif belirti.

Artistry : Sanat yeteneği. Sanatkarlık. Sanatçılık. Güzel sanatlarla uğraşma. Sanatsal nitelik. Beceri. Sanat eserleri.

Receptivity : Hassasiyet. Alıcılık. Yayını alma kalitesi. Alma yeteneği. Alma gücü. Alırlık. Alıcının gücü.

Accomplishment : Kotarma. İfa. Bir iş ya da uygulamayı başarıyla sonuçlandırma. Başarıyla tamamlama. Yapma. Başarıyla sonuçlandırma. Üstesinden gelme. Başarılan iş. Beceri.

Cleverness : Akıllılık. Zekilik. Maharetlilik. Beceriklilik. Parlak zekalılık.

Penetrations : Keskinlik (göz). İçe girme. İçine işleme. Gizlice girme. Delme. Delip geçme. Etki. Tesir.

Instinct : Biyoloji, eğitim alanlarında kullanılır. His. Organizmayı o türe özgü olan bir amaca sürükleyen hareket eğilimi. davranıştaki doğal ve kalıtsal olan faktör. instink. örnek: örümceğin ağ örmesi. İç güdü. İnsiyak. İnstinkt. Canlıları, yararlı ya da gerekli birtakım işlere güden ve düşünceyle ilgisi bulunmayan duygu. bir türün bütün üyelerinde doğal olarak var olan ve öğrenme yerine olgunlaşma sonucu gelişen karmaşık bir uyarım. Kabiliyet.

 

Insight : Bir görüşmede görüşmecinin bilinçsiz ve örtük anlatımları kavrama ve bunları bilinç düzeyine çıkarma yeteneği. Anlama. Sezme. Kavrayış. Kavrama. İçyüzünü anlama. Bir şeyin iç yüzünü kavrama. Bir şeyin iç yüzünü çabuk kavrama yeteneği. İçgörü.

Acumen synonyms : plant process, adequacies, bent, grey matter, gray matter, acumens, forethought, perspicaciousness, acuity, benting, braining, enation, feeling, prudence, wittedness, clairvoyances, aptitudes, prudences, insights, intuition, ingeniousness, instincts, accomplishments, aptness, flair, sagaciousness, sharp wittedness, esthesis, astuteness, flairs, sagacities, instinction, perspicacity.

Acumen ingilizce tanımı, definition of Acumen

Acumen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Penetration of mind. The faculty of nice discrimination. Quickness of perception or discernment.