Afrika kalkınma bankaları birliği nedir, Afrika kalkınma bankaları birliği ne demek

Afrika kalkınma bankaları birliği; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

Afrika kalkınma bankalarının bir araya gelerek Afrika Ekonomik Birliği’nin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak üzere 1975 yılında oluşturdukları birlik.

Afrika kalkınma bankaları birliği tanımı, anlamı

Kalkın : Düzce şehrinde, Akçakoca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi

Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Bank : Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.

Banka : Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.

Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As (II).

Kalkınma : Kalkınmak işi. İyileşme, şifa bulma.

Gerçekleştirilme : Gerçekleştirilmek işi.

Ekonomik : Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi. Az masraflı, hesaplı, iktisadi. En az çabayla en çok verim alınan, kazançlı. Kolay kullanılabilen.

Ekonomi : İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat. Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat. Tutum.

 

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Yönelik : Belli bir yöne çevrilmiş olan, müteveccih.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Gelere : Tezgahta dokunacak bezin ipliğini çözmeye yarayan bir aygıt.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

 

Geler : Atın kuyruğunun sarkık durumu. Kertenkeleye benzeyen bir çeşit bayvan. Kayalardan oyularak yapılan oda.

Diğer dillerde Afrika kalkınma bankaları birliği anlamı nedir?

İngilizce'de Afrika kalkınma bankaları birliği ne demek ? : association of african development finance institutions