Ahar nedir, Ahar ne demek

  • Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım

Yerel Türkçe anlamı:

Obur, gereğinden çok yiyen.

Hayvanların barındığı yer, ahır, tavla.

Garip, yabancı

Çeşme oluğu.

Su arkı, ince kanal, akak.

Çeşme.

Yabancı, yerli olmıyan: Bu akşam bizim evde ahar köylüler var.

Bir çeşit kâğıt ve bez cilâsı.

Gelir.

Demirci ocağı yanındaki oyma yalak.

İçi oyuk ağaç dibek.

Hayvanların su içtiği taş veya ağaç yalak, çeşme yalağı.

Tutkal yerine kullanılmak üzere pişirilen şekersiz nişasta peltesi.

Pınar.

Gurbet, dışarı yer: Ali ahardan gelmedi.

Çay, dere, akarsu.

Hayvan yemliği.

Diğer sözlük anlamları:

Eskiden kullanılan kâğıt cilâsı.

Hukuki terim anlamı:

başka, başkası.

Bilimsel terim anlamı:

Eski çalışma (meşk) kâğıtları üzerine sürülen, nişasta ve yumurtadan yapılmış bir karışım. (Ahar, kâğıt üzerinde oluşturduğu parlak yüzey nedeniyle, yazıların ıslak süngerle silinmesi ve kâğıdın yeniden kullanılması olanağını sağlar.)

Ahar hakkında bilgiler

Ahar (Farsça:اهر), İran'ın Doğu Azerbaycan Eyaleti'nde şehir.

İdari olarak kendi adını taşıyan Ahar şehristanı'nda bulunur ve bu şehristanın yönetim merkezidir. Eyaletin doğusunda yer alır. Tebriz ile Bakü arasındaki karayolu üzerinde ve Tebriz'e 95 km. uzaklıkta bulunur.

 

2006 yılındaki nüfusu 93.348 olup bu nüfusuyla Doğu Azerbaycan'ın en kalabalık 5. şehridir. İslam devrinden önceki ismi Meimad olan şehirde, Sasani ve İslam dönemine ait önemli eserler bulunur. Ahar ismi, Arapça'da adi dişbudak ağacı anlamına gelir ki bu kent çevresinde bol miktarda bulunmaktadır. Kentte, 12. ve 13. yüzyıllarda, kısa bir dönem Gürcü kökenli Pişteginid hanedanı (1155-1231) hüküm sürmüştür.

Ahar tanımı, anlamı:

Aharlama : Aharlamak işi.

Aharlamak : Ahar sürmek.

Aharlı : Üzerine ahar sürülmüş olan.

Cila : Parlaklık. Gereksiz süs, gösteriş. Bir şeydeki aldatıcı, göz boyayıcı durum. Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik. Sert içkiden sonra içilen hafif içki.

Nişasta : Tahıl tanelerinden, mercimek, bezelye vb. bakla türleri veya patates gibi birtakım yumrulardan özel yöntemlerle çıkarılan una benzer bir madde.

Yumurta : Tavuk yumurtası. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi. Er bezi. Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre.

 

Akın : Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad. Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum.

Karışım : Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut.

Eyalet : Osmanlı Devleti'nde en büyük sivil veya askerî yönetim bölgesi. Çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bir tür bağımsızlığı olan yönetim bölgesi.

Şehir : Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.

Aharbahar : Aklantı, suların akış meyli. Toprağın meyile göre ayrılışı.

Aharbakar : Eğiklik, meyil. Şaşı.

Aharca : Daima akan yara.

Aharı : İlk çocuğa verilen ad: Ayağın uyuşunca üzerine bir aharıyı bastır, hemen geçer.

Aharlı kağıt : Eski hattatların kullandıkları renkli ve cilalı bir kâğıt türü. (Silinebilmesi nedeniyle genel olarak çalışma (meşk) için kullanılırdı.) a. bk. ahar meşk kâğıdı.

Ahartı : Süt, yoğurt, ayran gibi maddelere verilen ad.

Ahartu : Süt, yoğurt, ayran gibi maddelere verilen ad.

Diğer dillerde Ahar anlamı nedir?

İngilizce'de Ahar ne demek? : [Ahar] n. somebody else