Aliağa nedir, Aliağa ne demek

Aliağa; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Kütahya ili, Gediz ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Balıkesir kenti, Ertuğrul bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel şehrinde, Tarsus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Aliağa hakkında bilgiler

Aliağa, İzmir iline bağlı bir ilçe. İzmir ve Bergama uygarlıklarından izler taşımaktadır. Ege denizi kıyılarında sayıları 30'u aşan Aiol kentleri arasında en büyük ve önemlilerini oluşturan 12 kentten 4'ü Aigai, Kyme, Myrna ve Gryneion ilçe sınırları içerisinde bulunmaktadır.

Sınırları içerisinde Petrol Ofisi, Petkim Petrokimya Holding gibi büyük şirketleri barındırmaktadır. Dünyadaki 2 gemi söküm tesislerinden birisi Hollanda'da diğeri ise Aliağa'dadır.

Her yılın yaz aylarında yapılmış olan Emek Şenlikleri, bütün bir yılın yorgunluğunu atmak için düzenlenen, yaklaşık 4 gün süren, çevre ilçe ve illerden de katılımın olduğu halk konserleriyle şenlenen bir etkinliktir.

Aliağa için uğraş verenler, Aliağa'nın bir liman kenti olması için yıllarca çalışmışlardır. Tam bir liman kenti sayılmasa da, Petkim Limanı ve Aliağa Limanı gibi limanlara bu uğraşlar sayesinde kavuşmuştur. Geniş bir plaj alanına ve bir kuş cennetine sahip olan Aliağa, daha çok yerli turistlerin ilgisini çekmektedir.

 

Aliağa anlamı, tanımı:

İzmir : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Uygarlık : Uygar olma durumu, medeniyet, medenilik. Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü, medeniyet.

Taşımak : Giymek. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek. Duymak, hissetmek. Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak. Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek. Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek. Üstünde bulundurmak. Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak.

Deniz : Geniş alan. Çokluk, yoğunluk. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Aydaki düzlükler.

Kıyı : Kenar, periferi. Kara ile suyun birleştiği yer. Sahil. Issız, tenha yer.

Büyük : Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Niceliği çok olan. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Büyük abdest. Üstün niteliği olan.

Önemli : Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik. Önemi olan, mühim, ehemmiyetli.

Sınır : Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç.

 

Bağlı : Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Sınırlanmış, sınırlı. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Bir bağ ile tutturulmuş olan.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.