Alkanası nedir, Alkanası ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Loğusa ve yeni doğmuş bebeklere musallat olarak onları boğduğu sanılan ve samanlıkta dolaşarak atların yelesini ördüğüne inanılan görüntü.

Alkanası anlamı, tanımı

Alka : Çember, halka. Halka

Alkan : Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.

Bebekler : İzmir şehrinde, Ödemiş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Musallat : Bir kimse veya şeyin üzerine bıktıracak kadar düşen (kimse).

Samanlık : Saman konulan yer.

Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

Samanlı : Samanı olan.

Musalla : Namazgâh. Camilerde cenaze namazı kılınan yer.

İnanı : Tartışılmadan ve sınanmadan doğruluğuna ya da geçerliğine inanılan bilgi.

Görün : Mezar, mezarlık.

Boğdu : Boyuna, kulağa, başa sarılan sargı, örtü, yazma, çatkı.

 

Saman : Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan, hayvanlara yedirilen ufalanmış sapları.

Bebek : Meme ya da kucak çocuğu. Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak.

Onlar : Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak. O şahıs zamirinin çokluk biçimi.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Musa : Musevi dininin kurucusu, İsrail peygamberi ve kanun koyucusu. Bir vasiyeti yerine getirmekle görevli kimse. [Bakınız: muz].

Sanı : Sanma durumu veya sonucu, zan, zehap.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

İnan : İnanmak işi. Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme. Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.

Bebe : Bebek, küçük çocuk.

Diğer dillerde Alkalozis anlamı nedir?

İngilizce'de Alkalozis ne demek ? : alkalosis