All good things must end türkçesi All good things must end nedir

  • Her güzel şeyin bir sonu vardır.
  • Her şeyin bir sonu vardır.
  • Her gün bayram değildir.
  • Her güzel şey bitmek zorundadır.
  • Her güzel şey bitermiş.
  • Her iyi şeyin bir sonu vardır.

All good things must end ingilizcede ne demek, All good things must end nerede nasıl kullanılır?

All : Her biri. Bütünüyle. Tüm. Katışıksız. Hep. Bütün. Tümüyle. Hepsi. Alayı. Herkes.

Good : Yararlı. Güzel. Çıkar. Sağlamlaştırmak. Hayır. Doğruluk. İyilik. Yarar. İyi. Dolu dolu.

Things : Eşya hukuku. Gidişat. Durum. Eşya. Palto. Şapka. Eşyalar. Şeyler. Vaziyet. İlişkiler.

Must : Kızgın fil. Gerekli şey. Şıra. Şart. Meli. Zorunluluk. Gerekmek. Kızgınlık. Kızmış hayvan. -meli.

End : Bitim. Sonuç. Taraf. Son vermek. İzmarit. Kafa. Sonuca ulaşmak. Son çekit. Ölüm. Akıbet.