Analis nedir, Analis ne demek

Analis; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yumuşama, gevşeme, su çekme.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Anüse ait, anüsle ilgili olan.

Analis tanımı, anlamı

Anal : Anüsle ilgili. Anüs yoluyla

Analis etmek : Gevşemek, yumuşamak.

Analislamak : Gevşemek, yumuşamak.

Analislatmak : Yumuşatmak, gevşetmek, ıslatmak.

Analistlik : Çözümleyicilik.

Regio analis : Anüs bölgesi.

Analist : Çözümleyici.

Mali analist : Ekonomik ve mali konuları çözümleyen uzman.

Yumuşama : Yumuşamak işi. Sert ünsüzlerin yumuşak ünsüz veya sızıcı ünsüz oluşu, ötümlüleşme. Dünyada soğuk savaş döneminden sonra stratejik silahların geliştirilmesiyle başlayan siyasal gerginliğin ortadan kaldırılması siyaseti, detant.

Gevşeme : Gevşemek işi, relaks. Kalbin atmasında kasılmadan sonra gelen dinlenme ve içine kan dolma dönemi, diyastol. Para piyasasında değer yitimi. Gerilmiş vücut bölümlerinin, direnci olmadan kendi ağırlıklarıyla, bazı hareketlerle yeniden kendi durumuna gelmesi, gerilme karşıtı. Öfke, kaygı, korku vb. coşkularla artan ruhsal gerilimin ve gerilen kasların normal duruma gelmesi. İsteğin, çabanın, ciddiyetin azalması.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

 

Çekme : Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Parmak ya da mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan.

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

Anüs : Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.

Ait : İlgilendiren, ilişkin, ilişik, ilgili.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Diğer dillerde Analis anlamı nedir?

İngilizce'de Analis ne demek ? : analis