Anasu nedir, Anasu ne demek

Anasu; Jeoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Jeoloji'deki terim anlamı:

Katılaşmakta olan bir sıvıda, cisimler kristalleştikten sonra arta kalan çözelti.

Anasu anlamı, tanımı

Anasultan : Kütahya şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi

Anasun : Anason.

Anasuz : Öksüz.

Katılaşmak : Katı duruma gelmek. İz bırakmak, belirgin duruma gelmek.

Katılaşma : Katılaşmak işi. Bir maddenin sıvı durumundan katı duruma geçmesi, tasallüp.

Kristal : Billur. Billurdan yapılmış.

Çözelti : Çözünme sonucu ortaya çıkan madde.

Krista : Mitokondrilerin iç zarının iç kompartımanına doğru olan ve üzerinde ATP sentetaz enzimi taşıyan uzantıları. Çeşitli organizmaların çeşitli organlarında bulunan hücrelerin mitokondri krista uzunlukları ve düzenlenmeleri farklılık gösterir. İç mitokondri zarının kendi içine doğru katlanması. İbik, ibik biçiminde çıkıntı. Kemiklerde dik ve sarp kenar. Bir organel olan mitokondriyonun iç zar katlanmaları.

Katıl : Yapılarda kullanılan dört köşe kiriş. Tahta paravana. Paravana biçiminde vestiyer. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Duvar içine konmuş olan ağaç kuşaklar. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

 

Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

Kala : Kaldığında.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Katı : Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Anasu anlamı nedir?

İngilizce'de Anasu ne demek ? : mother liquid