Ankylose türkçesi Ankylose nedir

  • Ankiloz.
  • Kaynaşma.
  • Birbirine kaynaşma anlamında olup özellikle iki kemiğin birbirine veya dişin kemiğe kaynaşması.
  • Birlikte büyümek ve birleşmek.

Ankylose ingilizcede ne demek, Ankylose nerede nasıl kullanılır?

Ankylosed : Birlikte büyümek ve birleşmek. Kaynaşma.

Ankylosaur : Kretase döneminde yaşamış olan aşırı derecede zırhlı otobur dinozor.

Ankylosing spondylitis : Ankilozan spondilit.

Ankylosis : Ankiloz. Eklemlerin sertleşmesi. Oynakların yapışması. Kaynaşma (kemik). Eklem katılığı. Patolojik bir olay nedeniyle, eklemi oluşturan kemiklerin birbiriyle kaynaşması veya oynakların kaynaşması sonucu eklemin hareket yeteneğini kaybetmesi, oynakların yapışması, eklem katılığı. eklem ve civar dokuların yangılarından, dejeneratif bozukluklardan veya kemik kırıklarından kaynaklanır. Eklem katılaşması.

Ankylostoma : Ankilostom.

Ankyloblepharon : Göz kapaklarının kirpikler hizasında birbirine yapışması. kimi hayvan türlerinde doğumdan sonraki yaklaşık 1 günden itibaren göz kapakları birbirinden ayrıldığından bu tür olgular göz kapağı yapışması olarak değerlendirilmemelidir, ankilobilefaron. Gökapağı yapışması. Ankiloblefaron. Ankilobilefaron. Göz kapağı yapışması.

Ankylus : Ankilus. Eğri, bükük, çarpık, kavisli.

 

Ankyloglossia : Konuşma bozukluğu. Ankiloglossi. Ankiloglosi. Anlaşılır bir biçimde konuşamama. Dil gemciğinin dilin serbest hareketine engel olacak kadar kısa olması. köpeklerde görülür.

Ankylotic : Eklem hareketsizliği hastalığı olan. Ankilotik.

Ankyrin : Ankirin. Kırmızı kan hücrelerinin zarının sitoplazmaya bakan yüzünde bulunan, spektrin ve bant ııı proteini ile etkileşime giren bir protein.

İngilizce Ankylose Türkçe anlamı, Ankylose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ankylose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coalescence : Birleşme. Bütünleşme. İki ya da daha çok sıvı damlasının, yüzey gerilimlerini yenecek denli birbirlerine yaklaşarak, tek bir damla oluşturmaları.

Ankylosis : Eklemlerin sertleşmesi. Eklem katılığı. Oynakların yapışması. Patolojik bir olay nedeniyle, eklemi oluşturan kemiklerin birbiriyle kaynaşması veya oynakların kaynaşması sonucu eklemin hareket yeteneğini kaybetmesi, oynakların yapışması, eklem katılığı. eklem ve civar dokuların yangılarından, dejeneratif bozukluklardan veya kemik kırıklarından kaynaklanır. Kaynaşma (kemik). Eklem katılaşması.

Grow : Büyütmek. Gelişme göstermek. Çoğalmak. Yetiştirmek. Gelişmek. Leşmek. Yetişmek. Üretmek. Bırakmak. Lenmek.

Contraction : Kaynaşmış sözcük. Küçülme. Büzme. Bir cismin madde yitirmeden küçülüp büzülmesi olayı. Biyoloji, coğrafya, fizik, uzay, gramer, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kasılma. (hastalık) kapma. Daralma. Büzülme. Küçültme.

Conglutination : Yapışma. Konglutinasyon. Kaynama.

 

Mixtures : Karıştırma. Karışma. Karışım.

Fusions : Birleşme. Birleştirme. Eritme. Füzyon. Erime. Erimiş kütle.

Commingling : Karışma. Karıştırmak. Kaynaştırma. Kaynaşmak. Kaynaştırmak. Karışmak. Karıştırma.

Ankylose synonyms : ancylose, ancylosis, ankylosed, symphysis, join, saturations, bring together, saturation, anchylosis, merger, fusion.

Ankylose zıt anlamlı kelimeler, Ankylose kelime anlamı

Disjoin : Ayırmak. Bağları kopmak. Birleşmesine engel olmak.

Ankylose ingilizce tanımı, definition of Ankylose

Ankylose kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Anchylose.