Anodonta nedir, Anodonta ne demek

Anodonta; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: göl midyesi].

Teknik terim anlamı:

Göl midyesi.

Anodonta hakkında bilgiler

Anodonta, Unionidae familyasından tatlı sularda yaşayan, iki çeneli yumuşakça cinsidir. Kavkısı iri, çenetleri ince, çenet menteşesi dişsizdir. Yapı bakımından Unio 'larla aynı özellikleri taşır. Avrupa, Asya ve Amerika'da birçok türü vardır. Eosen'den başlayarak fosiline rastlanır.

Anodonta tanımı, anlamı

Göl midyesi : Yumuşakçalar (Mollusca) dalının, yassı solungaçlılar (Lamellibranchiata) sınıfından kabuğu ince ve bağlantısı dişsiz türleri olan bir cins. Yumuşakçalar (Mollusca) şubesinin, yassı solungaçlılar (Lamellibranchiata) sınıfından kabuğu ince ve kabuk bağlantısı dişsiz olan bir cins. (Anodonta), Yumuşakçalar (Mollusca) dalının yassı solungaçlılar (Lamellibranchiata) sınıfından bir tür. Kabuğu ince ve bağlantısı dişsiz olur

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

Yumuşakça : Yumuşak vücutlu, omurgasız hayvan. (yumuşa'kça) Yumuşak bir biçimde. Biraz yumuşak.

Tatlı su : Acı veya tuzlu olmayan, içilebilen su.

Rastlanı : Denemelerin yansız olması koşuluyla, salt olasılık ya da rastlantı ilkesine göre gerçekleşeceği varsayılan durum ya da sonuç.

 

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

Menteşe : Kapı, pencere, mobilya kapakları vb. açılır kapanır şeylerde kullanılan, bir mille birbirine tutturulmuş, biri sabit, öbürü hareketli iki parçadan oluşmuş metal parça, reze.

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Amerika : Dünya üzerinde yer alan bir kıta.

Çeneli : Çenesi olan. Çenebaz.

Dişsiz : Dişi olmayan.

Birçok : Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit.

Menteş : Afyon şehrinde, Sandıklı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Denizli ilinde, Çivril ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Muğla ili, Milâs ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

 

Kavkı : Kabuk.

Midye : Yassı solungaçlı, yumuşakçalardan, kabukları birbirine eşit, denizlerin kayalık yerlerinde kümeler durumunda yaşayan eti yenir bir hayvan (Mytilus).

Tatlı : Şeker tadında olan. Acı olmayan, acı karşıtı. İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren. Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla. Sevimli, hoş. Şekerle veya şekerli şeylerle yapılmış olan yiyecek.

Çenet : Açıldığında tohumların ortaya çıktığı kabuk. İstiridye vb. iki çeneli yumuşakçalarda, kolsu ayaklılarda kavkının iki parçasından her biri.

Diğer dillerde Annulus anlamı nedir?

İngilizce'de Annulus ne demek ? : annulus, gyroma