Ardılı nedir, Ardılı ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Asılı: Rüzgâr çamaşırları uçurmuş ama, bereket versin direkte ardılı kalmışlar.
Daldaki meyvenin çokluğu için: Almalâ ardılı, budakları, dalları gırılıyô.
Asılmış durumdaki nesneler.
Ardılı anlamı, kısaca tanımı
Ardı : Soğan, sarımsak bağları, demetleri. Heybenin iki gözünü ayıran kısım. Erzurum kenti, Horasan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer
Ardıl : Birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, arda, halef, öncel karşıtı. Bir çıkarımda varılan sonuç.
Ardılış yeri : (Atın) Üstüne binilen, yük atılan yeri.
Nesneler : Eşyâ. -töresi: eşyâ hukuku.
Çamaşır : İç giysisi. Kirli eşyaları yıkama işi.
Bereket : Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda. Yağmur.
Nesnel : Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.
Direkt : Aracısız. Doğru olarak, hiçbir yerde durmadan, duraksız, doğruca. Doğrudan, doğrudan doğruya.
Kalmış : Evlenmemiş, yaşlı kız. Türlü nedenlerle savaşa katılmayıp İstanbul'da kalan kapıkulu askeri. Âciz, düşkün.
Dallar : Fürû' (bk. çocuklar, torunlar...).
Rüzgar : Havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, yel, bad. Rüzgâr çizelgesinde hızı 17-21 deniz mili olan ve kuvveti 5 ile gösterilen esinti. Yemeniye benzer bir çeşit ayakkabı. Havayuvarında ayrımlı basınç altındaki yöreler arasında oluşan, yatay yönde, esiş yönü, süresi ve biçimleriyle ayrımlı hava devinimi. Zaman, devir. Dünya. Yel.
Daldak : Uzun boylu kimse.
Nesne : Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
Dalla : Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge.
Dalda : [Bakınız: dulda]. Yörüklerin, çalı çırpı ile çadırlarının önünde daire şeklinde çevirdikleri yer. Damla. Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge. Koruma, esirgeme, himaye. Dalda, dulda, himaye, saye. Issız, sakin taraf (Erzincan Merkez). Gölge. Siper; gölgelik yer. Gölge, saye. Kuytu yer, barınak. Bitlis şehri, Tatvan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Çoklu : İçinde birden çok işlev barındıran. 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ya da n ikilden (ya da İkili öğeden) oluşan veri birimi. Bir birim olarak işlem gören, genellikle sözcükten daha kısa, ikili damga dizgisi, bk. ikili II, üçlü, dörtlü, beşli, altılı, yedili, sekizli. Çok yanaşık çizgilerden oluşan izge çizgisi. Birden fazla unsurdan oluşan, birçok kısımlar gösteren. Birden fazla organı etkileyen, değişik organlarda aynı anda oluşan. Çok şeyi olan, zengin.
Berek : Yazın hayvanlara musallat olan bir çeşit iri sinek. Süs, ziynet. Börek.
Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.
Direk : Ağaçtan veya demirden yapılmış olan uzun ve kalın destek. Sütun. Değerli, saygın, önde gelen kimse.
Diğer dillerde Ardıl tepkimeler anlamı nedir?
İngilizce'de Ardıl tepkimeler ne demek ? : consecutive reactions

Bu kısımda Ardılı nedir? Ardılı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ardılı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ardılı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.