Argon laser türkçesi Argon laser nedir

  • Argon lazer.
  • Lazer.
  • Argon lazeri.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Argon laser ingilizcede ne demek, Argon laser nerede nasıl kullanılır?

Argon : Argon. Argon (kimyasal simgesi a). Argon gazı. Sekiz dış elementi olan asal bir gaz.

Laser : Laser ışını. Yırtık, parçalanmış. çok yüksek yoğunluğa odaklanabilen ışık enerjisi kaynağıyla medikal ve cerrahi amaçla fokal doku eksizyonu ve koagülasyon olanağı veren alet. argon lazer, eksimer lazer, yağ lazer gibi çeşitleri vardır. Lazer. Laser. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İzgenin görünür ışık ya da buna yakın bölümünde çalışan, dalga uzunlukları mikronla ölçülen, güçlü, son kertede yöneltilebilir, tek renkli ve bağdaşık bir ışık demeti oluşturan, bu özelliklerinden dolayı işleyimde ve ırakiletişimde kullanılan bir maser, yani optik maser. (laser sözcüğü light amplification by stimulated emission of radiation = uyarılmış ışınım yayınıyla ışık güçlendirme sözcüklerinin ilk harflerinden türetilmiştir).

Argonaut : Altına hücumda kalifoniya'ya giden kimse. Altın postu arayan yason'un kahraman gemicisi. Argonot. Argonot (mitoloji terimi).

Argonauts : (yunan mitolojisi) kahraman jason'un liderliklerini yaptığı. Mucizevi altın post'u aramak için colchis'e gemiyle seyahat eden maceracılar grubu. Argonot. Argonotlar.

 

Argons : Argon (kimyasal simgesi a). Argon. Argon gazı.

Carbon dioxide laser : Karbondioksit lazeri. Karbon dioksit lazeri. Karbon ikioksit lazeri. 600 nanometrede infrared radyasyon üretiyor anlamına gelen karbon dioksit gazlı lazer. Çalıştığında 10.

İngilizce Argon laser Türkçe anlamı, Argon laser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Argon laser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

 

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Argon laser synonyms : lasers, a amplitude mod, a band, abattoir, abdominal pain, a dna, a c deformity, laser.