Argute türkçesi Argute nedir
Argute ingilizcede ne demek, Argute nerede nasıl kullanılır?
Arguable : Çekişmeli. Tartışmaya açık. Tartışılabilir.
Arguably : Muhtemelen. Tartışılır şekilde. Şüpheli bir şekilde. Tartışmaya açık bir şekilde. Şüpheli bir biçimde. Kolaylıkla gösterilebilir veya kanıtlanabilir.
Argue : İspatı olmak. Kanıtlamaya çalışmak. Savunmak. İleri sürmek. Kandırmak. Münakaşa etmek. Belli etmek. Çekişmek. İkna etmek. Göstergesi olmak.
Argue about : Hakkında tartışmak. Üzerinde tartışmak. Anlaşmazlık içinde tartışmak.
Argue against : Şiddetle karşı çıkmak. Boyun eğmemek. Yanlış olduğunu göstermek. Tersini göstermek. Aleyhinde olmak. Ayak diremek. İtiraz etmek. Karşı çıkmak. Aleyhinde konuşmak. Yalanlamak.
Argue someone into : Tartışarak bir şey yapmaya ikna etmek. Birini bir şey yapmaya ikna etmek.
Argue over : Bir şey hakkında veya üstünde tartışmak. -için tartışmak.
Argue someone out of : Tartışarak birini bir şeyden vazgeçirmek. Birini bir şey yapmaması için ikna etmek.
Argue against something : İtiraz etmek. Aksini iddia etmek. Karşı çıkmak.
Argue it away : Başka görüşü reddetmek. Bir şeyin var olmadığını tartışmak. Başka bakış açısını önemsememeye çalışmak.
İngilizce Argute Türkçe anlamı, Argute eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Argute ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Epigrammatical : Hiciv veya nükte veya vecizelerle alakalı. Vecizeli. Esprili. Veciz. Özlü. Epigrametikal. Nükteli.
Deader : Çıkmaz. Dermansız. Acımasız. Ölü. Sönmüş. Unutulmuş. Çok. Tam. Kullanılmayan.
Acute : Ağır. Aşırı. Dar (açı). Güçlü. Akut. Dar. Şiddetli. Açıkgöz.
Screaming : Göze çarpan. Çığlık atan. Göz alıcı. Gülmekten öldüren. Çok komik. Bağıran. Feryat eden. Haykıran.
Angular : Arkadaşlık kurması zor. Zayıf. Çöp gibi. Kemikleri sayılan. Soğuk. Köşeli. Açılı. Kemikli. Sevimsiz.
As sharp as a needle : Uyanık. Zehir gibi. Zehir zemberek.
Edged : Ağızlı. Kenarlı. Uçlu. Sivri bilenmiş.
Brain : Zeki kimse. Zeka. Beynini dağıtarak öldürmek. Omurgalı hayvanların sinir sisteminin kafatası içinde bulunan merkez bölgesi. omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan ganglion. serebrum. Dimağ. Kafalı kimse. Kafasına ağır bir darbe indirmek. Omurgalılarda kafatası içindeki merkezi sinir sisteminin bir bölümü. omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan gangliyon, serebrum. Beyin.
Acerbic : Acı. Büzücü. İğneleyici (konuşma). Ekşi. Sert.
Quibble : Gerçek sorundan uzaklaşıp küçük şeylerle tartışma. Kaçamaklı konuşmak. Boşyere tartışmak. Lafı çevirmek. Gargaraya getirmek. Önemsiz konular üzerinde tartışmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Kılı kırk yarmak. Kelime oyunu yapmak. Lafı çevirme.
Argute synonyms : re argue, shrillest, scrap, pettifog, dissent, apter, cuspated, aptest, oppose, cuspidated, loud, altercate, biting, acutest, defend, niggle, acutes, bitter, shriller, shrill, acrid, as fresh as paint, doglegged, bicker, converse, quarrel, argufy, contend, brassier, dispute, brainiest, differ, squabble.
Argute zıt anlamlı kelimeler, Argute kelime anlamı
Agree : Yaramak. Uymak (bir başka şeye). Razı olmak. Kararlaştırmak. Uzlaşmak. Hemfikir olmak. Bağdaşmak. Uymak. Birleşmek. Anlaşmak.
Bore : Delmek. Kuyu. Kalibre. Usandırmak. Birisinin canını sıkmak. Oyu. Usanç vermek. Bunaltmak. Çap (mermi). Dert.
Argute ingilizce tanımı, definition of Argute
Argute kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sharp. Shrill.

Bu kısımda Argute kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Argute ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Argute anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Argute ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.