Arkalamak nedir, Arkalamak ne demek
- Arkasına almak, yüklenmek

- Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.
"Arkalamak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bu roman, sanırım İş Bankasının arkaladığı ilk Tan gazetesinde tefrika edilirken üniversite öğrencisi idi." - H. Taner
Yerel Türkçe anlamı:
Sırtlanmak, yüklenmek.
Arkalamak tanımı, anlamı:
Arkalama : Arkalamak işi, müzaheret.
Yüklenmek : Bir şeyi yapmayı kabul etmek, üstüne almak. Bir yükü taşımayı üstüne almak. Yükleme işi yapılmak veya yükleme işine konu olmak. Kendi ağırlığını başka bir şey üzerine vermek, bedeniyle abanmak. Üstüne düşmek, zorlamak.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Güven : Yüreklilik, cesaret. Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat.
Yardım : Bağış, iane. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki.
Destek : Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Yardım. Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak.
Korumak : Karşılamak, denk gelmek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek.
Müzaheret : Yardım etme, arkalama, destekleme, arka çıkma.
Almak : Yol gitmek, mesafe katetmek. Kazanç sağlamak. İçine sığmak. Sürükleyip götürmek. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Temizlemek. İçeri sızmak, içine çekmek. Tat veya koku duymak. Yutmak, kullanmak. Kabul etmek. Yer değiştirmek. Bürümek, sarmak, kaplamak. Örtmek, koymak. Kazanmak, elde etmek. Yolmak, koparmak. Gidermek, yok etmek. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Erkek, kadınla evlenmek. Görevden, işten çekmek. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. İçeri girmesini sağlamak. Ele geçirmek, fethetmek. Satın almak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Soldurmak. Göreve, işe başlatmak. Birlikte götürmek. İçecek veya sigara içmek. Çalmak. Başlamak. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak.
Diğer dillerde Arkalamak anlamı nedir?
İngilizce'de Arkalamak ne demek? : to take on one's back; to support, to protect, to back up
Almanca'da Arkalamak : helfen, beistehen, unterstützen
Rusça'da Arkalamak : v. содействовать

Bu kısımda Arkalamak nedir? Arkalamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Arkalamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Arkalamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.