Artıklı nedir, Artıklı ne demek

Artıklı; Yazın, Yerleşim Merkezi alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Ordu kenti, Uzunisa nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Samsun ilinde, Kavak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Teknik terim anlamı:

Her dizesine bir küçük dize eklenmiş bir divan koşuk biçimi. Küçük dizeye artık denir, ölçüsü şöyledir: Mef'ûlü mefâilü mefâilü feiûlün, mef'ûlü feûlün. Artık, uzun dizenin baş ve son kalıpları ölçüsünde olur: Ey şuh-i kerem - pise dil-i zar senindir / Yok minnetin asla / Ey kân-ı kerem anda ne kim var senindir / Pinhan ü hüveyda / Sen kim gelesin meclise bir yer mi bulunmaz / Baş üzre yerin var / Gül goncasısın guşe-i destar senindir / Gel ey gül-i rana. (Nedim).

Artıklı tanımı, anlamı

Artı : Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif

Artık : İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.

Artıklı koşma : "Müstezat" biçiminde olan koşma. İlk dörtlüğünün birinci ve ikinci koşalarıyla, öteki dörtlüklerin sonlarına beş heceli "artık" (ziyade) eklenmesi sonucu oluşan koşma türü. Saz ozanlar buna "ayaklı" derlerse de cönklerde "koşma ayaklı" ya da "ayaklı koşma" başlıklarını korlar. Ayaklı koşmalar, genellikle musammat koşmalardan oluştuğu ve ziyadeleriyle müstezatı andırdıkları için bunlara "musammat ayaklı koşma" ya da"musammat müstezat koşma" da denir. Ey benim cananım can içre canım/ Şuh nevcivanım olma bi-vefa / Rahmeyle bana; Ben sana kurbanım gel kes gerdanım / Dök yerlere kanım tek ol aşina / Olma bi-vefa / Nâr-i aşkın serde düştüm yek derde Şeklin perilerde yoktur kişverde Ellerin hançerde zerrin kemerde/ Her gördüğün yerde gel bakma kıya / Can sana feda (Gedayi).

 

Artıklık : Bir verinin doğruluğunun korunup korunmadığını sınama olanağı veren, gereksiz olmakla birlikte veriyle tümleşmiş biçimde kullanılmak üzere eklenmiş veri öğesi. bk. eşlik ikili, sağlama sayısı, eşlik damgası. [Bakınız: artukluk].

Özgür artıklı : XIX. yüzyılı sonlarında, kimi ozanların (özellikle T. Fikret'in) Batı etkisiyle kısa dizeler ekleyerek oluşturdukları koşuk.

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Uzunisa : Ordu şehrinde, Uzunisa nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Bulunma : Bulunmak işi.

Dizenin : Teyzenin yeğenine ya da herhangi bir çocuğa hitabı.

Hüveyda : Besbelli, açıkça, meydanda, aşikâr.

Samsun : Savaşta kullanılan köpek. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

 

Pinhan : Gizli, saklı, gizlenmiş.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Meclis : Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için yapılmış olan toplantı. Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için bir araya gelmiş kimseler topluluğu. Dostlar toplantısı. Bu toplantının yapıldığı yer, şûra.

Minnet : Yapılan bir iyiliğe karşı kendini borçlu sayma, gönül borcu.

Destar : Sarık. Örtü.

Gelesi : Gelecek zaman, istikbal.

Dizey : Hesap ve kumanda işlerini gerçekleştirmeye yarayan elektronik devre, matris. İstatistikte, bir elemanlar topluluğunun düzenlenmiş biçimi, matris. Gerçek ve karmaşık sayıların dikdörtgen biçiminde tablosu, matris. Dikdörtgen biçiminde yatık, dik sıralardan yapılmış iki boyutlu sayılar dizisi. Uzbilimsel öğelerin cebirsel kurallara uygun olarak dizi ve dikeçler biçiminde düzenlenmesi.

Diğer dillerde Artıklı anlamı nedir?

Osmanlıca Artıklı : müstezat