Arzuman nedir, Arzuman ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İstek, şiddetli istek.

Bir oyun havası.

Dilek.

İstek, arzu; arzuman çehmek.

Teknik terim anlamı:

İstek, arzu, iştiyak.

Arzuman anlamı, kısaca tanımı

Arzum : “İsteğim, dileğim” anlamında kullanılan bir isim

Arzu : İstek, dilek. Heves.

Arzumand : İstek, şiddetli istek.

Arzumanını almak : İsteğini yerine getirmek.

Oyun havası : Kıvrak ritimli ezgi.

Şiddetli : Etkisi çok olan, zorlu. Aşırı. Hızlı. Aşırı bir biçimde.

İştiyak : Göreceği gelme, özleme. Güçlü istek, arzu.

Şiddet : Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik. Duygu ya da davranışta aşırılık. Hız. Kaba güç. Bir hareketten doğan güç. Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma.

Çehmek : Çekmek.

Çehme : Ayakkabı. Bir çeşit pilav. Çizme.

İstek : Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk. Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi.

Dilek : Bir kimsenin dilediği şey, istek, talep, temenni, rica, murat.

Havas : Nitelikler, özellikler. Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan, kendilerinde bir tür ayrıcalık gören kimseler, avam karşıtı. İleri gelenler, seçkinler. Duyumlar, duygular.

 

İşti : İşte.

Oyun : Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Çekicilik. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Arzela teoremi anlamı nedir?

İngilizce'de Arzela teoremi ne demek ? : arzela's theorem