As much as türkçesi As much as nedir

  • Olabildiği kadar.
  • Aynı miktarda.
  • Kadar çok.
  • Olduğu kadar.
  • Kadar.

As much as ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't love you as much as I love you.
Turkish: Ali seni sevdiğim kadar çok sevmez.

English: Ali ate three times as much as Mary did.
Turkish: Ali Mary'nin yediğinin üç katı kadar çok yedi.

English: Ali ate twice as much as I did.
Turkish: Ali benim yediğimin iki katı kadar çok yedi.

English: "Mary earns ten times as much as I do," complained Moustapha "and yet she expects me to pay half of the household expenses."
Turkish: "Mary benim kazandığımın on katını kazanır," Mustafa şikayet etti ve hâlâ ev giderlerinin yarısını ödememi bekliyor.

English: Ali can eat as much as he wants.
Turkish: Ali istediği kadar yiyebilir.

As much as ingilizcede ne demek, As much as nerede nasıl kullanılır?

As : Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. İken. Karşın. Babında. Çünkü. Toplam sunum. -dikçe. Olarak. Sırada.

Much : Hayli. Fazla. Çok şey. Birçok yönden. Pek. Sayılamayanlar için ne kadar. Belirli bir miktar. Hemen hemen. Fazlaca. Çokça.

As much as one can : Yapabildiği kadar. Elinden geldiği kadar. Gücü yettiği kadar.

As much as possible : Mümkün olduğu kadar çok. Mümkün olduğu kadar fazla. Olabildiğince. Mümkün mertebe.

 

For as much as : Bu sebepten. Madem ki. Zira. Bu sebepten madem ki.

Every bit as much : Tam onun kadar.

As much again : İki katı. Bir misli daha. Bir o kadar daha.

As much : Kadar. İstenilen miktara kadar. Aynı seviyeye kadar. Aynı miktarda.

Twice as much : 2 kat fazla. İki misli. İki kat fazla. İki katı.

Half as much again : Yarısı kadar daha.

İngilizce As much as Türkçe anlamı, As much as eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak As much as ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In scale : Ölçüsünde. Kararında.

By : Eve. Geçip. Takma. Ek. Geçecek biçimde. Geçişli biçimde. Yakın. İkincil. -e bakarak. Aşkına.

Amounting : Kadar etme. Sonuca varmak. Baliğ. Eşit olmak. İfade etmek. Anlamına gelmek. Toplama ulaşmak. Miktarında.

Or so : Falan. Veya şöyle. Öyle bir şey. Filan. Yaklaşık. Civarında. Veya takriben.

As well as : İle birlikte. Yanı sıra. Hem de. Hem. Kadar iyi. Yanısıra. Hem ... hem de. Olmakla birlikte. Birlikte.

As : Sırada. Madem. Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. İken. Olarak. İrken. -dikçe. Halde.

Proportion : Uyum. Pay. Oranlamak. Vücudun çeşitli bölümleri arasındaki uyumluluk, proporsiyon. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Orantı. İki niceliğin bölümü. Kısım. Miktar. Oran.

Byss : Evde. Geçişli biçimde. Yakın. Geçecek biçimde. Eve. -e bakarak. Geçip. Nezdinde. Aşkına.

As near as : Kadar yakın.

As much as synonyms : as many as, pending, inasmuch as, insomuch as, as as, as far as, as plentiful as, as much.