Ata yontusu nedir, Ata yontusu ne demek
Teknik terim anlamı:
Ataların anılarını canlı tutmak amacıyla yapılan, atalara ve ölülere tapınmada kullanılan, bu nedenle kutsal sayılan, ağaçtan, taştan, topraktan ve madenden yapılma yontu.
Ata yontusu anlamı, kısaca tanımı
Ata : Baba. Kişinin geçmişte yaşamış olan büyükleri. Dedelerden ve büyükbabalardan her biri
Yont : Başıboş hayvan.
Yontu : Heykel.
Ölülere tapınma : Ölümden sonra hayatın sürdüğüne; ölenlerin, geride bıraktıklarının yazgıları üzerinde olumlu ya da olumsuz etkileri olduğuna; onlarla aralarındaki bağlılık duygularına ve ölenlerin geri dönmelerinden duyulan korkuya dayanan inanç; bu inançla ilgili dinsel törenlerin, işlemlerin ve alışkıların tümü.
Kutsal sayı : Dört yöne, yerleşme düzenine, tek çift temeline, gökbilimsel etmenlere dayalı olarak uğurlu ve kutsal sayılan sayı.
Sayılan : Vergi.
Tapınma : Tapınmak işi.
Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.
Kutsal : Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes. Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen. Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut.
Atalar : Bireyin kan ve dünürlük ilişkileri ile bağlı bulunduğu ve zaman olarak kendinden önce yaşamış olan aile ve yakınlık kümesi üyeleri. Bir toplumsal küme ya da toplumun geçmiş kuşakları. Ecdat. Artvin ilinde, Şavşat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Diyarbakır kenti, Çüngüş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Gaziantep ili, ŞehitKâmil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Gümüşhane ili, Torul belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. İçel ili, Tarsus ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Malatya şehri, Yeşilyurt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehrinde, Mazıdağı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Anılar : Tarihe yarar diye, önemli bir kimsenin gördüğü, yaptığı, düşündüğü şeyleri ve tanık olduğu olayları naklederek yazdığı eser.
Tutmak : Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
Taştan : Taş gibi güçlü.
Topra : Torba.
Sayıl : Deniz kıyısı. Ermiş, bilen, vâkıf. Dilenci. Yöney ve gereyler gibi, birkaç bileşkenli ya da öğeli olmayıp tek bir sayı ile belirlenen nicelik. Yalnızca büyüklüğü ile belirlenen, doğrultu özelliği olmayan (nicelik). Bir oyutun (çoğunlukla da R ya da C oyutunun) öğelerinden biri. Bir ölçek aracılığıyla ölçüye vurulan nesne ya da özelliklerin bir sayı dizgesinin birimlerine göre aldığı değer. Saygı gör, sözün dinlensin değerin artsın anlamında kullanılan bir isim.
Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.
Canlı : Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.
Maden : Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş ya da parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Bu mineralden yapılmış. Uyuşturucu, esrar, eroin. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Metal. Maden ocağı veya maden işletmesi. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri.
Diğer dillerde Ata yontusu anlamı nedir?
İngilizce'de Ata yontusu ne demek ? : ancestral statue

Bu kısımda Ata yontusu nedir? Ata yontusu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ata yontusu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ata yontusu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.