Atkın nedir, Atkın ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kırkılmak üzere olan koyunların yünlerinin altından fışkırmış yeni yün.

Yavrusunu ölü doğuran, yavru atan hayvan: Atkın keçi ve koyunların hepsini satacağım.

Parasız, parasızlık: Yusuf bu yıl atkın.

Çapkın kız: Daha yaşı başı ne, fakat çok atkın.

Atkın kısaca anlamı, tanımı

Atkı : Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik

Parasızlık : Parasız olma durumu.

Kırkılmak : Kırkma işi yapılmak.

Kırkılma : Kırkılmak işi.

Koyunlar : Boynuzlugiller (Bovidae) familyasının, keçiler (Caprinae) alt familyasından, tıknaz yapılı, çevik olmayan, boynuzlarının yassı ve yana doğru kıvrık oluşu ve erkeklerinde sakal bulunmayışı ile keçilerden ayrılan bir cins. Boynuzlugiller (Bovidae) familyadan keçiler (Caprinae) alt-familyasına giren Ovis cinsi olup tıknaz yapıları, çevik olmayışları, boynuzlarının yassı ve yana doğru kıvrık oluşu ve erkekde sakal bulunmayışı ile keçilerden ayrılırlar. Kanada koyunu (Ovis canadensis), Tanrıdağı koyunu (O. ammon poli), bozkır koyunu (O. vignei), evcil koyun (O. aries), argali (O. ammon), muflon (O. musimon), ve yeleli koyun (Ammotragus lervia) türleri iyi bilinirler. Aydın şehri, Yenipazar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

 

Parasız : Parası olmayan. Para verilmeksizin, bedavadan, bedava. Para verilmeden elde edilen, bedava. Yoksul.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Çapkın : Geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kimse), hovarda. Cinsellik hatırlatan. Haylaz. Okşayıcı bir seslenme sözü.

Kırkıl : Cılız kalmış tay. Aklı karalı, kır renkte olan: Kırkıl sakallı. [Bakınız: kırgıl].

Koyun : Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.

Kırkı : Kırkma işi. Davarların yün veya kıllarını kırkmaya yarayan makasa benzer araç.

Hepsi : Bütünü, tamamı, tümü, cümlesi.

Yusuf : İnleyen, ah eden. İnilti. Şanlıurfa şehri, Yardımcı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Fakat : Ancak, ama, lakin.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Fışkı : Atgillerin taze dışkısı.

Diğer dillerde Atkı kuralı anlamı nedir?

İngilizce'de Atkı kuralı ne demek ? : modus tollens