Auras türkçesi Auras nedir
- Hava.
- Bir şeyin yaydığı koku.
- Sıcak basması.
- Gizemli ortam.
- Koku.
- Migren ve epilepsi vakalarında görülen ve duyuları etkileyen belirti.
- Hale.
- Ruh.
- Buhar.
- Atmosfer.
Auras ingilizcede ne demek, Auras nerede nasıl kullanılır?
Lauras : Kentucky'de bir kent. İllinois eyaletinde bir şehir. Kadın ismi. Ohio eyaletinde yerleşim yeri.
Aura : Koku. Hava. İzlenim. Bir şeyin yaydığı koku. Atmosfer. Sıcak basması. Hale. Gizemli ortam. Migren ve epilepsi vakalarında görülen ve duyuları etkileyen belirti. Ruh.
Aurae : Gizemli ortam. Sıcak basması. Hava. Ruh. Atmosfer. Buhar. Koku.
Aural : Kulağa ait. Kulak. Duyumsal. İşitme ile ilgili. İşitsel. İşitme. İşitmeyle ilgili. Kulak veya duyma organına ait. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşitmeyle, işitme duyusuyla ilgili. genel olarak sesler ve kulakla algılanabilen her şeyin taşıdığı özellik. (sinemayla televizyonda çoğunlukla, görüntü öğelerine karşılık ses öğelerini ve bölümünü belirtmekte kullanılır).
Aural surgeon : Kulak cerrahı.
Auravision orchid video capture driver : Auravision-orchid video yakalama sürücüsü.
Auramine : Oramin. Auramin.
Binaural : İki kulağı olan. Binoral. İki kulaklı. Stereofonik. Her iki kulak için de amaçlanmış.
Aurate : Auret.
Binaural hearing : İki kulakla işitme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seslerin iki kulakla algılanması.
İngilizce Auras Türkçe anlamı, Auras eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Auras ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cabbage : Beyaz lahana. Başlahana. Yürütmek. Lahana beyaz. Uyuşuk kimse. Aşırmak. Lahana. Çalmak. Turpgiller (cruciferae) familyasından, ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan, yaprakları sebze olarak kullanılan otsu bitkiler. başlı lahana (brassica oleracea var. oleracea), kara lahana (b.oleracea var. acephala), brüksel lahanası (b.oleraceae var. gemmifera), karnabahar (b.oleracea var. botrytis), alabaş (brassica oleracea var. gongylodes) en çok kültürü yapılan çeşitleridir.
Vapor : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Övünmek. Duman. Sıcaklığını değiştirmeksizin, yalnızca basıncını artırarak sıvılaştırabilen bir uçunun durumu. uçuk, dönüşül sıcaklık altında bulunan bir tür uçundur. Kuruntu. Buğu. Uçuk. Maddenin gaz hali. soğuk yüzeylerde oluşan yoğuşma. Buhar çıkarmak.
Ambience : Çevre. Bir yerin havası. Ortam. Ambians. Muhit. Ambiyans. Çevresel özellik.
Aerosphere : Tenekküre. Yeryüzünü çevreleyen gazlar tabakası. Havaküre.
Anima : Akıl. Can. Erkek kişiliğinin kadınsı yönü (jung psikolojisine göre). Varoluş. Gerçek içsel öz.
Steams : Buğulama yapmak. İstim. Buhar halinde çıkmak (bir şeyden). Buharla çalışmak. İstimbotla veya buharlı lokomotifin çektiği trenle gitmek. Buhar çıkmak (bir şeyden). Buhar çıkarmak. Buğulamak. Coşturmak.
Ambient air : Çevre havası. Dış hava. Çevreleyen hava. Ortam havası. Bir bölgenin havası.
Eidolons : Hayalet. Görüntü.
Auras synonyms : aurae, astral bodies, glories, symptom, burr, steamer, fragrance, boggard, esprit, coronals, steam, aero, aethers, atmosphere, glorias, steamering, atmospheres, odours, fumes, burred, atmospheric, aureoles, odor, ambiences, animation, odour, fume, aeros, gloriole, aureolas, eidolon, coronae, flavors.

Bu kısımda Auras kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Auras ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Auras anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Auras ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.