Avaz nedir, Avaz ne demek

Avaz; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Yüksek ses, nara, avaze

"Avaz" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sinemi deler avazın / Turnam senin sunam senin" - Âşık Veysel

Yerel Türkçe anlamı:

Melodi, makam, beste.

Makam, müzik.

Durum, keyif: Bu sene buğdayların avazı iyi değil.

Avaz hakkında bilgiler

1) Türkçede yüksek ses, nara anlamına gelen kelime. Ör: "Sinemi deler avazın / Turnam senin sunam senin." (Aşık Veysel)

2) Avaz (albüm) Replikas grubunun 2005 yılında piyasaya sürülen albümü.

Avaz ile ilgili Cümleler

  • Ali avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı.
  • Herkes avazı çıktığı kadar şarkı söyledi.
  • Sınav bittiğinde içimden avaz avaz şarkı söylemek geldi.

Avaz kısaca anlamı, tanımı:

Nara : Sarhoş veya külhanbeyi bağırması. Haykırma, bağırma.

Avazı çıktığı kadar : Çok yüksek sesle.

Türkçe : Türkiye Türkçesi. Genel Türk dili.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Turna : Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika'da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş (Grus grus).

Piyasa : Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar. Ortalık. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme. Arz ve talebin karşılaştığı alan. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat.

Albüm : Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.

 

Yüksek : Erdemli, faziletli. Etkili. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Derece veya makamı bakımından üstün. Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Güçlü, şiddetli. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan.

Ses : Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Aralarında uyum bulunan titreşimler. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Duygu ve düşünce. Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün.

Avaz avaz : Yüksek sesli olarak. İlgili cümle: "“Onun avaz avaz çaldığı radyo türkülerine usul klasik müzikle yanıt veriyoruz.”" T. Uyar.

Avaz avaz bağırmak : var gücüyle bağırmak. İlgili cümle: "“İspanyol denizcisi hâlâ avaz avaz bağırıyordu.”" H. R. Gürpınar.

Avaz çekmek : Ötmek, ses çıkarmak.

Avaz etmek : Yas tutmak, ağlamak.

Avaz eylemek : seslenmek.

Avaz götürmek : Sesi yükseltmek, bağırmak.

Avaz urucu : Seslenen, bağıran.

Avaz vermek : Ses çıkarmak.

Avazlamak : Bağırmak.

Diğer dillerde Avaz anlamı nedir?

Fransızca'da Avaz : voix [la]

Almanca'da Avaz : Stimme, Ton