Böğür nedir, Böğür ne demek
"Böğür" ile ilgili cümleler
- "Akşam serinliği başlamıştı; Kaz Dağı'nın böğürleri gölgeler içindeydi." - M. Başaran
- "Ali'nin sağ böğründe bir derin yara, sağ kolunda iki kurşun yarası bulundu." - M. Ş. Esendal
Yerel Türkçe anlamı:
Kaburga altı boşlukları
Göğüs.
Dağ yamacı.
Böğür anlamı, kısaca tanımı:
Eliböğründe : Ahşap yapılarda çıkmaların altına eğik ve aralıklı olarak konulan ahşap destek. Halı ve kilimlerde kullanılan eski bir motif türü, elibelinde.
Eli böğründe : Başarısız, zavallı (kimse).
Böğürme : Böğürmek işi.
Böğürmek : Öküz, manda, deve bağırmak. İnsan, anlaşılmaz bir biçimde yüksek sesle bağırmak.
Böğürtlen : Bu bitkinin önce kırmızı, olgunlaştığında kararan mayhoş yemişi. Gülgillerden, bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen dikenli ve çok yıllık bir çalı, diken dutu, it üzümü (Rubus caesus).
Böğürtlenlik : Böğürtlen çalılarının çok olduğu yer.
Böğürtme : Böğürtmek işi.
Böğürtmek : Böğürme işini yaptırmak.
Böğürtü : Böğürme sırasında çıkan sesin adı.
Böğürüş : Böğürme işi.
İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.
Hayvan : Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
Kaburga : Gemilerde dış kaplamanın dayandığı iskelet. Eğe kemiklerinin oluşturduğu kafes. Eğe.
Kalça : Gövdenin arka bölümünde, bacakların birleştiği yerle bel arasındaki şişkin bölge.
Bölüm : Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım.
Taraf : Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Yöre, yer. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Yön, yan, doğrultu.
Akran : Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür.
Yan : Üstte, altta, arkada veya önde olmayan. Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri. Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet. Birlikte, beraberinde olma. Futbol veya hentbolda, topun, alanın yan çizgileri dışına çıkması, taç. Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü, profil. Bir denklemde "=" işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri. İkinci derece olan. Tali. Bir tarafa yönelerek. İstekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri. Yer. Üst.
Dağ : Kızgın bir demirle vurulan damga, nişan. Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümü. İyileştirmek için vücudun hastalıklı bölümüne kızgın bir araçla yapılmış olan yanık. Büyük üzüntü, acı.
Yamacı : Ayakkabı yamayan, onaran kimse, ayakkabı eskicisi.
Böğür ağrısı : Göğüs ağrısı. hlk. Germece.
Böğür çıkıntısı : Kalça çıkıntısı.
Böğür çivisi : Zorluk, engel çıkaran.
Böğür dolması : Davar etinin boş böğrüyle iki kaburga kemiği ayrılarak, pirinç ve hafif baharlar ile doldurulup yapılan yemek.
Böğür germesi : Atlarda böbrek hastalığı.
Böğür iği : Baş belâsı, zararlı. Yakınında bulunup sürekli olarak rahatsızlık veren (şey veya kişi).
Böğür kazığı : Baş belâsı, zararlı. Temel yılanı.
Böğür kemiği : Kalça kemiğinin ön ve üst kısmındaki kemik, ilye kemiği, os ilium, ilyum.
Böğürce : Börülce. Fasulye. 1. bk. boğrülce. 2.bk. böğülce-2. Böbrek sancısı.
Böğürcük : Böbrek
Böğür ile ilgili Cümleler
- Türkçede birçok organ ve ekstremite ismi -b sesiyle başlar. Örn. baş, burun, boğaz, beyin, bel, bacak, bilek, bağır, böğür, bağırsak, böbrek.
- Ben bir inek gibi böğüremem. Ben bir kısrağım!
- Böğürtleni severim.
- Şu anda, bizim yaban mersini, böğürtlen, kiraz, çilek, şeftali ve nektarinimiz var.
Diğer dillerde Böğür anlamı nedir?
İngilizce'de Böğür ne demek? : n. side, flank, ilium
v. bellow, bell, low, moo
Fransızca'da Böğür : flanc [le], côté [le], hypocondre [le]
Almanca'da Böğür : n. Lende
Rusça'da Böğür : n. бок (M)


Bu kısımda Böğür nedir? Böğür ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Böğür tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Böğür hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.