Böğürtken maymun nedir, Böğürtken maymun ne demek

Böğürtken maymun; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Maymunlar (Primates) takımından, yüksek sesler çıkaran, çok hızlı ağaçlara tırmanan, meyve, yaprak ve tomurcukla beslenen bir memeli türü.

Böğürtken maymun tanımı, anlamı

Böğü : İri ve zehirli örümcek. [Bakınız: bö, bô]. İri akrep. Danaburnu. Fasulye. [Bakınız: boğrülce]. Büyü

Böğür : İnsan ve hayvan vücudunun kaburga ile kalça arasındaki bölümü. Dağ yamacı. Akran. Yan taraf.

Maymun : Dört ayaklı, iki ayağı üzerinde de yürüyebilen, ormanda toplu olarak yaşayan, kuyruklu hayvan, primat. Çirkin ve gülünç. Taklitçi.

Meyve yaprak : Çiçeğin döllenmeden sonra yemişi oluşturan yaprağı.

Yüksek ses : Uzaktan işitilecek nitelikte ses. Kuvvetli ses. İnce ses.

Maymunlar : Omurgalı hayvanlardan, memeliler sınıfının eteneliler alt sınıfına giren bir takım, primatlar.

Tomurcuk : Bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek veya yaprak verecek olan filiz. Çiçek açacak gonca.

Beslenen : Sönümsüz.

Memeli : Memesi olan.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

 

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Primat : Maymun.

Tırman : 1.Tarla, bağ, bahçe sınırı. 2.Bağın meyilli kıyısı. 3.İki tarla arasındaki boş yer. Tarla sınırı.

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

Tırma : Çalı.

Tomur : Yumru, ur. 1.Katı. [Bakınız: tomruk]. Koni biçimindeki herhangi bir çıkıntı. Kan damarları bakımından zengin olan ve kıl kökü içine giren dermis tabakası uzantısı. Deride dermis tabakasının epidermis içine uzayan çıkıntıları. Papilla. Dilin üst yüzeyinde bulunan çeşitli biçimlerde olabilen ve tat alma tomurcuklarını taşıyan küçük çıkıntılar. (Eş anlamlısı: kabarcık, karşılık: papilla),katı içine doğru olan uzantıları. Dilin üst yüzeyinde bulunan küçük çıkıntılar.

 

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Hızlı : Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.

Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.

Diğer dillerde Böğler anlamı nedir?

İngilizce'de Böğler ne demek ? : jointed spiders