Bağımlamak nedir, Bağımlamak ne demek

  • Bir şeyi bağım altına sokmak, etkisi altında tutmak

Bağımlamak anlamı, tanımı:

Bağım : Bir şeyin veya bir kimsenin gücü ve etkisi altında bulunma durumu.

Altın : Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au).

Sokmak : Böcek, zehirli hayvan iğnesini batırmak veya ısırmak, zehirlemek. Bıçak, çakı, iğne vb. batırmak, saplamak. Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak. Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek. Belli etmeden kötü bir malı vermek. İçine veya arasına girmesini sağlamak. Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek. Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek.

Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir.

Tutmak : Kaplamak. Hizmetine almak veya kiralamak. Benimsemek, beğenmek. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Bir şey düşünmek. Sürmek, zaman almak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bağlamak. Beklenen sonucu vermek. Kullanmak. İş görebilmek. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Sunmak. Alacağa veya vereceğe saymak. Ele geçirmek, yakalamak. Sarmak, bürümek. Yaklaştırmak. Hedef olarak almak. Bir kimsenin yerini almak. İşgal etmek. Başlamak. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Bırakmamak. Herhangi bir durumda bulundurmak. Ulaşmak, varmak. Elde bulundurmak, ele almak. Denetimi ve yetkisi altına almak. Varsaymak, farz etmek. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Uğramak. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Bir yerde kalmasını sağlamak. İzlemek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Avlamak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Kapatmak, sarmak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek.

 

Diğer dillerde Bağımlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Bağımlamak ne demek? : (-i durum ekiyle kullanılan fiil)