Bağlak nedir, Bağlak ne demek

Bağlak; Fizik, Gösteri, Metalürji, Edebiyat, Tiyatro alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Değirmen çarkını firenleyen ağaç.

Av hayvanlarının geçeceği yer, avlanma yeri.

Ormanlık ve kayalık yerlerdeki geçit.

[Bakınız: bağlama].

Çitle çevrilmiş tarla.

Ana suya karışan derecikler.

Tarlaları korumak için kenarlarına çekilen harçsız duvar, çit.

Yemeni, renkli basmadan yapılan baş örtüsü.

Türkünün son dörtlüğü.

Fiziksel anlamı:

Bir çevrimi uzaktan açıp kapamak için kullanılan akımmıknatıssal aygıt.

Metalürji'deki terim anlamı:

Paklama işlemi uygulanacak kangalların, çelik tel ile bağlanarak bir araya getirilmiş birkaçı.

Edebi anlamı:

Bir edebiyat parçasının içindeki fikirleri bağlıyan sonuç.

Tiyatro'daki anlamı:

[Bakınız: Epilog].

Teknik terim anlamı:

Oyunun sonucunu bağlayan son söz.

Bağlak anlamı, kısaca tanımı

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara)

 

Baş örtüsü : Kadınların saçlarını örtmek için kullandıkları örtü, başörtü, eşarp. Çarşaf. Taç.

Çevrilmiş : Şişte kızartılmış.

Çelik tel : Çekme yöntemi ile elde edilen, çelikten yapılmış tel. Halat yapımında kullanılmak üzere ve çapına göre soğuk çekilerek veya haddelenerek yapılan, kesiti yuvarlak veya başka biçimde ürün.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Kangallar : Hatay şehrinde, Kırıkhan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Değirmen : İçinde öğütme işi yapılmış olan yer. Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet.

Ormanlık : Ormanı çok olan, ormanla kaplı veya orman gibi olan (yer).

Edebiyat : Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın, gökçe yazın. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür. İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler.

Bağlayan : Temelde döviz kurları olmak üzere, altın, faiz, narh gibi fiyatların belirli bir düzeyde sabitleştiren.

Harçsız : Harcı olmayan.

Değirme : Değirmek işi.

Derecik : Küçük dere.

Kayalık : Kayası çok olan yer.

Ormanlı : Artvin şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir şehri, Erdek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum ilinde, Akşar nahiyesine bağlı bir yer. İstanbul şehri, Karacaköy bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Rize şehrinde, Kalkandere ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Siirt şehri, Şirvan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tekirdağ ilinde, İnecik bucağına bağlı bir yer. Zonguldak ilinde, Ormanlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Kapamak : Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. Tıkamak, içini doldurmak. Ortalıktan alıp saklamak. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. Su, elektrik gelişini kesmek. Karşılamak, denk gelmek. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. Geçişi engellemek. Bir şeyin görünmesine engel olmak. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek.

Avlanma : Avlanmak işi.

Korumak : Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.

Paklama : Paklamak işi.

Son söz : Bazı edebî eserlerde yer alan son söz niteliğindeki bölüm, son deyiş, hatime, epilog.

Diğer dillerde Bağlak anlamı nedir?

İngilizce'de Bağlak ne demek ? : relay, epilogue, lift

Fransızca'da Bağlak nedir ? : epilogue