Bağlama grubu nedir, Bağlama grubu ne demek

Teknik terim anlamı:

Bağlaçlar ile birbirine bağlanmış ad veya ad soylu kelimelerin oluşturduğu kelime grubu: Anne ile baba, para ve zenginlik, güzel ama soğuk, iyi değil çok iyi, akıllı ama tembel; gök, deniz ve dağlar; kimlik, şeref ve haysiyet; sevimli, tombul, minik ve afacan ve benzerleri Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi ikiden fazla ad unsurunun yer aldığı bağlama gruplarında, bağlaç son iki ad ögesinin arasına girer. Hem…hem, ne…ne, da…da, ister…ister, ya…ya, mi…mi gibi tekrarlanan bağlaçlarla kurulan bağlama gruplarında bağlaçlar ad ögelerinin başında ve sonunda yer alır: Hem kellik hem de hodulluk; Ne iyi ne kötü; Ali’den de Ahmet’ten de haber yok!; Ne Arabın yüzü ne Şam’ın şekeri; Ya şevk içinde harâb ol, ya aşk içinde gönül! Ya lale açmalıdır gönlümüzde yahut gül (Y. K. Beyatlı, Kendi Gök Kubbemiz, s. 86). Ne Akdenizde şafaklar ne çölde akşamlar ne görmek istediğim Nil ve köhne Ehramlar; Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli vb.

Bağlama grubu anlamı, tanımı

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara)

 

Bağlam : Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

Bağlama : Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.

Ad soylu kelime : Bir oluş veya kılışı bildiren fiiller dışında kalan ad, sıfat, zamir, edat, zarf, bağlaç ve ünlem türündeki bütün kelimelere verilen genel ad; adın geniş anlamlı sınırları içinde yer alan fiil dışındaki gramer bölükleri: baş, ince, güzel, ben, biri, kendi, yukarıda, şimdi, ile, fakat, ancak, güzel, yazık! oh! vb.

Kelime grubu : Cümle içinde kavramlar arasında ilişki kurmak üzere birden çok kelimenin belirli kurallar ile yan yana getirilmesinden oluşan, yapı ve anlamındaki bütünlük dolayısıyla cümle içinde tek bir nesne veya hareketi karşılayan ve herhangi bir yargı bildirmeyen kelimeler topluluğu. Türkçede ad tamlaması, sıfat tamlaması, birleşik ad, birleşik fiil, edat grubu, zarf grubu, ünlem grubu, unvan grubu gibi çeşitli kelime grupları vardır: Odanın tavanı, çocuk elbisesi, beş kardeşli aile, türlü türlü işler, kurumuş pınar, Kızılırmak, erken kalkmak, gece gündüz çalışmak, iş güç düşünmek, hiç sebepsiz, bildiği hâlde, çocuk gibi, pişman olmak, bakakalmak, bre kız vb.

 

Gök kubbe : Gök.

Zenginlik : Zengin olma durumu, varlıklılık.

Hodulluk : Kendini beğenmişlik.

Haysiyet : Değer, saygınlık, itibar. Öz saygı.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Akdeniz : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Sevimli : Hoşa gitme özelliği olan, hoşa giden, cana yakın, şirin, sempatik.

Sonunda : En son zamanda, nihayetinde.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Kellik : Kel olma durumu. Çıplak, bitkisiz yer. Vücudun kıllı yerlerinde üreyen bir tür mantarın, kılların dökülmesine yol açtığı bulaşıcı bir hastalık.

Yukarı : Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı. Benzerleri arasında üstte bulunan. Yetkili kimse. Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya. Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan.

Görmek : Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Çok değer vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Yanına gidip konuşmak. Gezmek. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Ziyaret etmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Vermek. Bir şeye erişmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Sahne olmak, geçirmek. Yapmak, etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak.

İsteri : Histeri.

Bağlan : “Sev, sevdiğine bağlı kal” anlamında kullanılan bir isim “. Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Diğer dillerde Bağlama grubu anlamı nedir?

Osmanlıca Bağlama grubu : terkîb-i atfî