Bakkal nedir, Bakkal ne demek

Bakkal; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Yiyecek, içecek vb. maddeleri perakende olarak satan kimse.
  • Bu maddelerin satıldığı dükkân

"Bakkal" ile ilgili cümleler

  • "Bakkallar, sebzeciler eline bir iki şey tutuştururlardı." - A. Kutlu

Yerel Türkçe anlamı:

Karatavuk

Bakkal hakkında bilgiler

Bakkal, bozulmadan saklanabilecek yarı taze veya konserve yiyecek maddelerini, çeşitli temizlik malzemelerini toptan ya da perakende satan bir tüccardır.

Toptancı bakkallar, doğrudan doğruya üreticiden toplu miktarda aldıkları çeşitli yiyecek ve temizlik maddelerini perakendeci bakkallara satarlar. Böylece ticaret anlayışı olan bir bakkal, müşterilerinin hemen hemen bütün ihtiyaçlarını karşılamak ve çevrede iyi isim yapabilmek için, dükkânını temiz tutmak, daima taze ve kaliteli mal satmak, günlük listeler çıkararak eksilen malların yerine yenisini getirmek ve en önemlisi müşterilerine karşı anlayışlı, güleryüzlü olmak zorundadır. Her sokak arasında adım başı rastlanan küçük bakkalların yanı sıra, yiyecek ve temizlik maddelerinden kırtasiye malzemelerine, mutfak eşyalarına kadar her şeyin satıldığı büyük bakkaliyeler de vardır; burada müşteriler, tekerlekli servis arabalarıyla dolaşıp istediklerini kendi elleriyle seçerler.

 

Küçük esnaf olarak adlandırılan "bakkal" günümüz koşullarında yok olmaya yüz tutmuş bir meslek grubudur. Büyük süpermarket ve zincir marketlerin karşısında direnememekte ve rekabet edememektedir.

Bakkal ile ilgili Cümleler

  • Bakkal, manav, ekmekçi, sütçü ve başkalarına da ödeme yapmalıyım.
  • Jale'nin kocası bakkal alışverişinde her zaman yarım eder. Çünkü o yürümeyi zor bulur.
  • Caddenin çaprazlama karşısında bir mahalle bakkalı var.
  • Ali Mary'ye biraz bakkaliye malzemeleri satın alması için yardım etmek zorunda kalacağına karar verdi.
  • Tom'un birkaç bakkal almak için yeterli parası vardı.
  • Bu bakkal sadece organik gıda satıyor.
  • Öncelikle,devlet tahvilleri bir bakkal dükkânı çalıştırmak için yeterli değiller.
  • Bob cumartesi günü bakkalda bir kâtip olarak çalıştı.
  • Pideyi yedim ve kalkıp bakkala gittim.
  • Lütfen bize bakkalın nerede olduğunu söyleyin.

Bakkal anlamı, kısaca tanımı:

Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.

Madde : Para, mal vb. ile ilgili şey. Bir cismi oluşturan öge, öz. Molekül. Duyularla algılanabilen nesne. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri.

Perakende : Düzenli olmayan, ayrı ayrı, dağınık, perişan. Bu biçimde alınan veya satılan. Malların teker teker veya birkaç parça durumunda azar azar satılmasına dayanan (satış biçimi), toptan karşıtı.

Bakkala bırakma : Bir işi "bakalım" diyerek savsaklamak isteyenlere söylenen bir söz.

 

Bakkal çakkal : Bakkal için kullanılan küçümseme sözü.

Bakkal defteri : Karışık, düzensiz yazılarla dolu defter.

Bakkal kağıdı : Kalın ve kaba kâğıt.

Bozbakkal : Karatavukgillerden, boz renkli ardıç kuşu (Turdus pilaris).

Bakkaliye : Bakkalda satılan ürünler.

Bakkallık : Bakkalın işi.

İçecek : İçilen her şey, meşrubat.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Bozulma : Bozulmak işi.

Taze : Genç kadın. Yeni, zamanı geçmemiş. Dinç, yıpranmamış, yorulmamış. Bozulmamış, bayatlamamış olan. Kuru olmayan, körpe, kuru karşıtı.

Konserve : Bu yolla hazırlanmış yiyecek. Isı ile sterilize edilerek uzun zaman saklanabilecek biçimde kutulanmış (yiyecek).

Temizlik : Ortadan kaldırma, yok etme, öldürme. Temiz durma veya tutma durumu. Temizleme işi. Temiz olma durumu, arılık, saffet, nezafet.

Malzeme : Gereç. Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Bakkal kaşıntısı : Bakkallarda görülen Glycyphagus domesticus, Tyrophagus castellani ve T. longior gibi akarların neden olduğu kabarcıklı deri yangısı.

Bakkal terazisi : (fizik)

Bakkal uyuzböceği : Eskimiş pastırma, sucuk, pestil, kuru meyve, şeker gibi hayvansal ve bitkisel besin maddelerinde görülen, ayrıca, bu maddelerle sıkı ilişkisi bulunan kimselerde, özellikle bakkallarda kızartılı, kabarcıklı deri değişmelerine yol açan küçük akar.

Bakkal uyuzu : Bakkal uyuzböceğinden ileri gelen, uyuz benzeri deri hastalığı.

Bakkalbazi : İran'da ilkel bir güldürü türü. Azerbaycan'da bakkal oyunu. (İsi. Tiy.): İran'da ilkel bir güldürü türü. Azerbaycan'da Bakkaloyunu.

Bakkallıh : bakkallık

Diğer dillerde Bakkal anlamı nedir?

İngilizce'de Bakkal ne demek? : n. grocer, one who owns and operates a grocery store, grocery; groceteria

Fransızca'da Bakkal : épicier/ière [le][la]

Almanca'da Bakkal : n. Krämer

Rusça'da Bakkal : n. бакалейщик (M)

adj. гастрономический