Banders türkçesi Banders nedir

  • Başkalarıyla birleşen.
  • Müttefik.
  • Başkasıyla ittifak kuran.
  • Ortak.
  • Başkasıyla birleşen.

Banders ingilizcede ne demek, Banders nerede nasıl kullanılır?

Bandersnatch : Şeytani yaradılışlı hayali bir yaratık. Dinamik. Değişimden yana olan. Hayali dev. Geleneksel olmayan ve genellikle de rahatsız edici alışkanlıkları olan (lewis carroll'un through the looking glass {aynada} adlı eserinden). Yenilikçi.

Bander : Başkasıyla ittifak kuran. Müttefik. Başkalarıyla birleşen. Ortak. Başkasıyla birleşen.

Banderas : Antonio banderas (1960 doğumlu). Bir soyadı. İspanya doğumlu amerikalı sinema oyuncusu (the mambo kings {mambo kralları} ve evita {evita} filmlerindeki rolleriyle bilinir).

Banderilla : Matadorların boğaya attıkları iğneli çubuklar. Boğa güreşi sırasında boğanın boynuna ve sırtına saplanan süslü dikenli sivri mızrak.

Banderillero : Boğa güreşi sırasında boğanın boynuna ve sırtına mızrak saplayan boğa güreşçisi.

Bandeaux : Saç bantları. Saç bağları.

Banderol : Bandrol. Flandra.

Bandeaus : Saç bağı. Saç filesi. Saç bandı.

Banderoles : Bandrol. Küçük bayrak. Bandrollü. Flandra.

Husbander : Para biriktiren kimse. Tutumlu kişi. Fazla harcamayan kimse. Tutumlu kimse. Harcamalarına dikkat eden kimse.

İngilizce Banders Türkçe anlamı, Banders eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Banders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Federating : Birleştirmek. Federe. Federasyonlaşmak. Federasyonlaştırmak. Birleşik. Federasyon haline getirmek. Federatif. Birleşmek. Federasyon halinde birleştirmek.

Collectives : Genel. Kolektif şirket. Ortaklaşma. Ortak girişim. Kolektif. Topluluk adı. Müşterek. Toplu. Ortaklaşa çiftlik.

Allying : Müttefik ülke. Birleşmek. Ticaret serbestliği. Birleştirmek. Dost. Katmak. Arkadaş. Katılmak.

Collaborator : Suç ortağı. Birlikte çalışan kimse. Yazarla işbirliği yapan. İş arkadaşı. Fiilde şerik. Kolaboratör. Mesai arkadaşı. İşbirliği yapan kimse. Bir yapıtın ortaya çıkması hazırlıklarında birlikte çalışan kimse.

Gallivant : Eğlence peşinde koşmak. Fink atmak. Gezip dolaşmak. Gününü gün etmek. Hovardalık etmek. Gezip tozmak.

Tramp : Sürtmek. Avare. Dolaşmak (bir yeri). Sokak serserisi. Orospu. Yaya gitmek. Çiğnemek. Berduş. Serserice dolaşmak. Yürüyüp geçmek.

Collective : Ortaklaşa. Topluluk adı. Genel. Ortaklaşma. Kolektif şirket. Toplu. Ortak girişim. Kolektif. Müşterek.

Unanimous : Hemfikir. Oybirliğiyle alınmış. Oybirliği ile verilmiş. Aynı fikirde. İttifakla. Oybirliğiyle. Uyuşmuş olan. Bağlaşık.

Federates : Federatif. Birleştirmek. Federasyon haline getirmek. Federasyon halinde birleştirmek. Federe. Federasyonlaşmak. Federasyonlaştırmak. Birleşik. Birleşmek.

Teller : Söyleyen. Banka veznedarı. Anlatan. Banka memuru. Veznedar. Oy sayıcı. Banka gişesindeki memur. Banko asistanı. Anlatan kimse. Gişe elemanı.

 

Banders synonyms : jazz around, moneyman, locomote, associated, drift, allied, rove, financier, associate, ramble, maunder, go, commutual, err, ally, travel, cashier, roll, vagabond, swan, common, commonest, federate, communal, stray, concerted, coheir, move, collaborators, bank clerk, roam, gad, range.

Banders zıt anlamlı kelimeler, Banders kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Sane : Akla yatkın. İyi düşünebilen. Akıllı. Akıllıca. Aklı başında. İnsaflı. Mantıklı. Makul.