Bantu alt ırkı nedir, Bantu alt ırkı ne demek

Teknik terim anlamı:

Doğu ve Güney Afrika'da görülen; Sudan alt-ırkına girenlerden daha açık deri rengi, ortayı aşan boy ve Avrupalıları andıran ince yüz çizgileri gibi özelliklerle ıralanan ve zenci ırkına giren alt ırk. a. bk. Nilot alt-ırki, Sudan alt-ırkı.

Bantu alt ırkı kısaca anlamı, tanımı

Irkı : Zayıf, cılız, hastalıklı. Yonca

Alt : Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

Alt ırk : Aynı ırk içinde yetiştirme amacına ve çevreye bağlı kalınarak değişime uğratılmış ve bu yolla ırk içinde özellikle fizyolojik nitelikleri bakımından kalıtsal sapma gösteren hayvan topluluğu.

Bant : Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.

Zenci ırkı : Batı, doğu, güneydoğu ve Orta Afrika'ya yayılmış bulunan; koyu renk deri, sık, siyah, kıvırcık saç, çok az kıllı gövde, uzun ve dar baş, uzun ve çıkık kemikli yüz, geniş ve kısa burun, kalın dudak, dar kalça ve geniş omuz gibi özelliklerle ıralanan ırk. bk. Bantu alt-ırkı, Nilot alt-ırki, Sudan alt-ırkı.

 

Avrupalı : Avrupa'da yaşayan, Avrupa halkından olan kimse. Avrupa'ya özgü, Avrupa ile ilgili olan.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Andıra : İlkbaharda ilk defa olgunlaşan kiraz.

Andır : Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Ölüden kalan eşya, sahipsiz kalan eşya, soyka. İnsan ve hayvanlara ilenç yerine, sahipsiz kal anlamında kullanılır. Pis, iğrenç, hantal, kötü, uğursuz, çirkin, miskin, tembel. Erkeklik organı. Kadının cinsiyet organı. [Bakınız: ander]. Akrep. Uğursuz. Bela, kötülük. Kötü yürekli. Sahipsiz.

Güney : Solunu doğuya, sağını batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, cenup, kuzey karşıtı. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Lodos. Güneş gören yer.

Sudan : Baştan savma, inandırıcı olmaktan uzak olan.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Giren : Hafif bulutlu, sisli hava.

Zenci : Siyah ırktan olan kimse, siyahi.

Irkın : Zayıf, cılız, hastalıklı.

Çizgi : Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Temel.

Reng : Renk.

Diğer dillerde Banteng anlamı nedir?

İngilizce'de Banteng ne demek ? : bantang