Barındı nedir, Barındı ne demek

Barındı; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Ağrı şehrinde, Doğubayazıt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Barındı ile ilgili Cümleler

  • O bir gece beni barındırdı.
  • Hayatının hangi evresinde olursan ol, içinde hep küçük bir çocuk barındırırsın.
  • Senin bana ihanet ettiğini ve herkese ihanet edebilecek potansiyeli küçük beyninde barındırdığını arkadaşların ve buradakiler biliyor mu?
  • Şişmiş lenf düğümleri genellikle enfeksiyon, tümör ya da iltihap barındıran bölgelerin civarında olur.
  • Kitabı konu üzerindeki bütün düşüncelerini barındırıyor.
  • Beni barındıracağını düşündüm.
  • Ormanın yarısı ormanı ziyaret etmeye gelen turistleri barındıracak oteller yapmak için kesilecek.
  • Bu otel 1,000 misafirden daha fazlasını barındırabilir.
  • Bu binada evcil hayvan barındırmanız yasaktır.
  • Çöp haşarat barındırır.

Barındı anlamı, tanımı

Barı : Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. [Bakınız: ber, bér]. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara)

 

Barın : Göğüs: Barnıma bir yumruk vardu. Öküzleri otlatma, doyurma. Çekinlerin çarpışma olaylarında gösterdikleri kesit alanlar için kullanılan ölçü birimi. Bütün, hep. Güç, kuvvet. Göğüs. Diyarbakır şehrinde, Kulp belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Barındır : Malatya şehri, Balaban nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Barındırabilme : Barındırabilmek işi.

Barındırabilmek : Barındırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Barındırılabilme : Barındırılabilmek işi.

Barındırılabilmek : Barındırılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Barındırılma : Barındırılmak işi.

Barındırılmak : Barındırma işine konu olmak.

Yeme içme ve barındırma giderleri : Görevli ve işçilerin işyerlerinde ya da işyeri dallarındaki yeme, içme ve barındırılmalarıyla, tedavi, ilâç, güvence ve emekli kesenekleri, giyimleri ve benzerlerini kapsayan giderler.

Barındırma : Barındırmak işi.

Barındırmak : Barınmasını sağlamak.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

 

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Doğu : Güneşin doğduğu ana yön, gün doğusu, şark, maşrık, batı karşıtı. Bu yönde olan, Şarki. Avrupa'ya göre Asya ve Kuzeydoğu Afrika'nın bir bölümü. Güneşin 21 Mart'ta ve 23 Eylül'de doğduğu 0,90°'lik yön. Güneşin doğduğu yöndeki ülkeler bölgesi, Şark, Batı karşıtı. Bulunulan yere göre güneşin doğduğu yönde kalan bölge.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Diğer dillerde Barıncak anlamı nedir?

İngilizce'de Barıncak ne demek ? : boarding house