Bardakaltı nedir, Bardakaltı ne demek

  • Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü.
  • Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü

Bardakaltı kısaca anlamı, tanımı:

Bardak : Toprak testi. Boduç, çamçak. Bu kabın alacağı miktarda olan. Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış olan kap.

Kirletme : Kirletmek işi.

Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

Örgü : Örme işi veya biçimi. Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey. Örülmüş saç bölüğü, belik. Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi. Yapı. İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ. Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum. Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı. Örülerek yapılan, örme. Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış.

Plastik : Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılmış olan madde. Bu maddeden yapılan.

 

Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.

Yemek : Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Yemek yeme, karın doyurma işi. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Kandırmak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Başkasının parasını harcamak. Isırmak. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Birine alacağını vermemek, ödememek. Harcamak, tüketmek, bitirmek.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest. Geri aşamada. Niteliği aşağı olan, bayağı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Değersiz, önemsiz. Yaşı daha az olan. Niceliği az olan.