Basket dinner türkçesi Basket dinner nedir

Basket dinner ingilizcede ne demek, Basket dinner nerede nasıl kullanılır?

Basket : İnce kamış, söğüt dalı, hayıt, tel ve plastikten örme veya geçirme biçimiyle yapılandırılmış çeşitli biçimde oluşturulan yapıtlar olup genellikle iç sularda kullanılan, balığın içerisine girmesini sağlayan bir kapısı veya huni biçiminde bir giriş yeri bulunan, içine çekici yem konan, balıkların bir kez girdikten sonra çıkamayacağı biçimde yapılandırılmış tuzaklar. Sepet örgüsünden yapılmış şey. Çember (basketbol). Küfe. Sepetlemek. Sepettopunda sayı yapılacak yer. bu, 0,45 metre çapında demir bir çember olup altında bir ağ asılıdır. çember ile ağ bir sepet biçimindedir. sepettopu oyununu bulan amerikalı profesör james naismith, oyunu, önce öğrencilerine kağıt sepetleriyle oynattığından oyun bu ad ile anılmıştır. Sele. Basketbol çemberi. Pota.

Dinner : Ziyafet. Yemek. Günün esas yemeği. Akşam yemeği.

Basket case : Bunalımda. İşe yaramaz kimse. Dengesiz veya gereksiz tip. Boş adam. Kolu bacağı kesilmiş kimse. Bunalımda ve çöküntüde olduğundan işe yaramaz kimse. Umutsuz durum. Feleğin sillesini yemiş kişi.

Basket cell : File hücre.

Basket centrifuge : Sepet santrifüj.

Basket chair : Sepet örgüsü sandalye.

 

İngilizce Basket dinner Türkçe anlamı, Basket dinner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Basket dinner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cookouts : Barbekü. Piknik (amerikan ingilizcesi).

Cookout : Barbekü. Piknik (amerikan ingilizcesi).

Feted : Ziyafet vermek. Şenlik. Yortu. Ağırlamak. Bayram. Ziyafet. Kutlamak. Çit. Eğlence.

Feting : Yortu. Ağırlamak. Ziyafet vermek. Bayram. Eğlence. Çit. Şenlik. Kutlamak. Ziyafet.

Fetes : Ziyafet vermek. Şenlik. Çit. Ağırlamak. Eğlence. Ziyafet. Yortu. Bayram. Kutlamak.

Picnics : Hoşa giden iş. Piknik yapmak. Çok kolay iş. Açık havada yenilen yemek. Çocuk oyuncağı. Evde rahatsız bir biçimde oturmak. Kolay iş. Pikniğe gitmek. Basit iş.

Picnic : Hoşa giden iş. Kolay iş. Çocuk oyuncağı. Pikniğe gitmek. Piknik yapmak. Evde rahatsız bir biçimde oturmak. Açık havada yenilen yemek. Çok kolay iş. Basit iş.

Fete : Bayram. Şölen. Onurlandırmak. Çit. Kutlamak. İyi ağırlamak. Eğlence. Ziyafet. Ağırlamak.

Basket dinner synonyms : basket lunch.