Bathe türkçesi Bathe nedir

Bathe ile ilgili cümleler

English: My father bathes before eating.
Turkish: Babam yemek yemeden önce banyo yapar.

English: I bathe once a day.
Turkish: Ben günde bir kez banyo yaparım.

English: He bathed and dressed.
Turkish: O yıkandı ve giyindi.

English: Did you know that in Japan, if you have a tattoo, you won't be allowed to bathe in many of the hot spring resorts?
Turkish: Japonya'da, eğer bir dövmen varsa, kaplıcaların birçoğunda yıkanmana izin verilmeyeceğini biliyor muydun?

English: His eyes are bathed in tears.
Turkish: Gözleri gözyaşlarıyla yıkanmış.

Bathe ingilizcede ne demek, Bathe nerede nasıl kullanılır?

Bathed : Banyo. Banyo odası. Yıkanma. Banyo yaptırmak. Yıkamak. Banyo suyu. Banyo yapmak. Sıcak. Yıkanmak. Küvet.

Bathed in perspiration : Ter içinde kalmış.

Bathed in sunlight : Güneşli. Günlük güneşlik.

Bathed in tears : Gözyaşlarına boğulmuş. Gözü yaşlı.

Bather : Hamama giden kimse. Yüzmeye giden kimse. Mayo.

Sunbathe : Güneş banyosu yapmak. Güneşlenmek.

Sunbathers : Üstsüz güneşlenen kadın. Güneş banyosu yapan.

Sunbathed : Güneş banyosu yapmak. Güneşlenmek.

 

Bathetic : Aşırı duygusal. Saçma. Anlamsız. Ağlak. Gülünç.

Bathetically : Terbiyesizce.

İngilizce Bathe Türkçe anlamı, Bathe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bathe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enwrap : Tuzağa düşürmek. Dolamak. Sarmak.

Swum : Yüzdürmek. Dönmek. Dolmak. Taşmak. Yüzen.

Be wraped up in : Dört elle sarılmak. Düşkün olmak. Aklı kalmak. Kendini kaptırmak.

Bedraggling : Çamurlamak. Islatmak (etek).

Freshen up : Serinletmek. Rahatlamak. Yüzünü yıkayıp kendine bir çekidüzen vermek. Ferahlamak. Zindeleşmek. Yenileştirmek. Daha güzel ve daha çekici bir hale sokmak (bir yeri). Sertleşmek (rüzgar). Yıkanıp kıyafet değiştirmek.

Break : Bitmek. Tutmamak. Mola. Bozmak. Kırılmak. İhlal etmek. Daha iyi yapmak. Parçalanmak. Yakın dövüşü bırakmak.

Have a bath : Banyoda kendini yıkamak. Banyo almak.

Conked : Çalışmamak. Bozulmak. Ölmek. Bayılmak.

Launders : Çamaşır yıkamak. Aracılar kanalıyla piyasaya sürerek paranın kaynağını gizleme. Aklamak. Savak. Yıkanabilir olmak. (giysi) yıkayıp ütülemek. Çamaşır yıkayıp ütülemek. Yıkamak (çamaşır). Oluk.

Launder : Yıkamak (çamaşır). Oluklu yıkayıcı. Temel çukuru. Aklamak. Çamaşır yıkamak. Çamaşır yıkayıp ütülemek. Savak. Aracılar kanalıyla piyasaya sürerek paranın kaynağını gizleme.

Bathe synonyms : taken a bath, have a wash, be absorbed in, wallowed, wallows, bedraggle, dowse, splashed, skin, soak, deterged, float, shaves, take a bathroom, enclose, deterges, deterge, be lost in thought, flays, bath, lave, splash, freshening up, breaks, beath, envelop, clean down, ride, swim, bathes, strike out, enfold, shave.

Bathe ingilizce tanımı, definition of Bathe

Bathe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to take one`s usual bathe. To subject to a bath. To wash by immersion, as in a bath. To take a bath or baths. To bathe one`s self. The immersion of the body in water.