Bayram aşı nedir, Bayram aşı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dini bayramların birinci günü pişirilen et, pilav ve tatlıdan ibaret yemek.

Dini bayramlarda bayram namazından sonra bazı zenginlerin çorba, tirit, pilav ve zerdeden ibaret olarak verdiği ziyafet.

Bayram aşı kısaca anlamı, tanımı

Aşı : Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik. Bu eriyiğin uygulanması. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk ve benzerleri parçaları kaynaştırma işi. Bu yolla eklenen parça. Aşılı (bitki). Eskimiş giysilere yapılan yama, yamalık. Eskiyen entarinin belden yukarısına geçirilen parça. Açık renkli sincap. Armut. Hayvana sürülen alınışı boya. Renkli badana toprağı. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Canlı veya ölü mikroorganizmaların tamamı veya bir kısmından, bakteri toksinlerinden veya rekombinant DNA tekniğiyle hazırlanan ve organizmaya verildiğinde bağışık yanıtı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan madde. Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen

 

Bayra : Balyoz. Araba tekerleğine geçirilen ve mazıda dönen delik demir.

Bayram : Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler. Özel olarak kutlanan gün. Sevinç, neşe.

Bayram namazı : Dinî bayramların ilk gününde sabah namazından sonra kılınan namaz.

Dini bayram : Kökeni ve kuralları dine dayanan ve o dinin mensuplarınca kutlanan gün veya günler.

Bayramlar : Bolu ilinde, Dörtdivan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Burdur şehrinde, Tefenni ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Ziyafet : Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen, toy (II).

İbaret : Oluşan, meydana gelen.

Zengin : Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Verimli. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Çok, bol. Gösterişli.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

 

Tirit : Et suyuna kızartılmış veya bayat ekmek konularak yapılmış olan yemek. Yaşlı ve zayıf (kimse). Yemeğin suyu.

Zengi : Değirmen oluğunun altına konulan tek parça ağaç. Üzengi. Sivas şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Zerde : Safranla renk ve koku verilen bir çeşit şekerli pirinç peltesi.

Verdi : Bir borudan bir saniyede geçen suyun miktarı. Bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı.

İbare : Bir düşünceyi anlatan bir veya birkaç cümlelik söz.

Çorba : Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek. İçinden çıkılmaz durum.

Pilav : Pirinçten, bulgurdan veya kuskustan yapılmış olan bir yemek.

Diğer dillerde Bayrakçık anlamı nedir?

Osmanlıca Bayrakçık : flama