Tirit nedir, Tirit ne demek

Tirit; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Et suyuna kızartılmış veya bayat ekmek konularak yapılmış olan yemek.
  • Yaşlı ve zayıf (kimse).
  • Yemeğin suyu

Yerel Türkçe anlamı:

Ekmek ile yapılmış olan bir yemek

Ekmekle yapılmış olan bir yemek

Herşeyini satarak yolsul kalmış kimse.

Ölçüsüz, yersiz davranışlar yapan.

Güçsüz, yaşlı kimse.

Etin sinirli bölümü.

Değer, eder.

Her şeye burnunu sokan (kimse).

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

(Doğaçlama): Türk doğaçlama tiyatrosunda bitkin, yaşlı adam tipi.

Tiyatro'daki terim anlamı:

(Körm. O.): Türk Tulûat tiyatrosunda ölecek durumda yaşlı adam.

Tirit hakkında bilgiler

Tirit et suyuna kızartılmış veya bayat ekmek konularak yapılmış olan yemektir. Tirit kelimesi Farsça bir kelimedir. Yörelere göre çok farklı et konula bilinir. Kaz, ördek, tavuk, inek, koyun eti ile yapılmış olan çeşitleri vardır.Papara ile benzerlik gösterir. Orta Asya'da yapılmış olan Beşbarmak yemeği ile de benzerlik gösterir.

Samsun'un ilçeleri olan Çarşamba, Kavak, Vezirköprü, Havza, Lâdik ve Asarcık 5 ilçenin tescillenerek patenti alınmış kaz tiridi vardır.

Samsun yöresinin en meşhur yemeği kaz etiyle yapılmış olan Kaz Ekmeği'dir. Mahallî olarak tirit denir. Kazın eritilen kızgın yağına batırılmış yufkalarla (yoka), yine kazın yağı ile yapılmış bulgur pilavı üzerine pişirilmiş kaz eti serilip çatal-kaşık kullanmadan et ve pilavın üstüne yufka konur ve parmak uçlarıyla et ve pilav bu yufkaya sarılır ve büyük bir lokma halinde yenir.

 

Tiridine bandım türküsü içinde Tirit yemeği geçen en bilindik türküdür.

Tirit anlamı, kısaca tanımı:

Kızartı : Kızarmış yer.

Bayat : Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş. Taze olmayan. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.

Ekmek : Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Yarışta geçmek. Yemek, aş. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak.

Yemek : Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Yemek yeme, karın doyurma işi. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Kandırmak. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Yasal yoldan cezalandırılmak. Başkasının parasını harcamak. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Isırmak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin.

 

Tirit gibi : Yerinden kımıldayamayacak kadar ihtiyar (kimse).

Tiridi çıkmak : İyice ihtiyarlamak, çok yaşlanmak.

Tiridine banmak : Yemeğin suyuna banmak.

Tiritlenme : Tiritleşme.

Tiritlenmek : Tiritleşmek.

Tiritleşme : Tiritleşmek işi, tiritlenme.

Tiritleşmek : Çok yaşlanıp gücü kalmamak, tiritlenmek.

Arık etten yağlı tirit olmaz : "değersiz kişiden yararlı iş, verimsiz tarladan bol ürün beklenmez" anlamında kullanılan bir söz.

Suyuna tirit : Baştan savma, değersiz, özensiz.

Zayıf : Önemli, güvenilir olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Başarısızlığı gösteren not. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Çok az.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Farsça : Bu dille yazılmış olan. İran devletinin resmî dili, Acemce.

Yöre : Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar. Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan un.

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

Ördek : Perde ayaklılardan, evcil ve yabani türleri bulunan su kuşu, badi, badik (Anas). Otobüs ve minibüs sürücülerinin yollardan aldıkları biletsiz yolcular için kullandıkları bir söz. Hile ile para sızdırılacak kimse, enayi. Yataktan kalkamayacak durumdaki erkek hastaların içine idrarlarını yaptıkları kap, lazımlık, oturak.

Tavuk : Sülüngillerden, eti ve yumurtası için üretilen kümes hayvanı (Gallus).

Suyu : Herkesçe duyulma, yayılma.

Yaşlı : Yas tutan (kimse), matemli.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Tiritak : Yoksul.

Tiritlik : Pastırmacılıkta kullanılan sığırın bel kemiği bölümündeki et.

Diğer dillerde Tirit anlamı nedir?

İngilizce'de Tirit ne demek? : n. sop, sippet

Fransızca'da Tirit : panade [la], chapon [le], soupe [la]

Rusça'da Tirit : n. бульон (M)

adj. немощный