Bayılma nedir, Bayılma ne demek

  • Bayılmak durumu

Yerel Türkçe anlamı:

Sara hastalığı

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Kalp yemezliği ve damar anormallikleri nedeniyle beyin kan akımının yetersizliği sonucu bilincin ani ve geçici kaybı, sinkop, senkop.

İngilizce'de Bayılma ne demek? Bayılma ingilizcesi nedir?:

faint, syncope

Bayılma hakkında bilgiler

Senkop veya bayılma, ani, kısa süreli, spontan geri dönen, postural tonus kaybı ile karakterize, geçici şuur kaybı. Genellikle, geçici serebral hipoperfüzyon (hipoksi) veya hipotansiyon nedeniyle olur. Nedenleri arasında şunlar sayılabilir.

Bayılma ile ilgili Cümleler

  • Ben bayılmak istemiyorum.
  • Ali bayılmak üzere gibi görünüyor.
  • O, bayılmak üzereydi.
  • Bayılmadan önce bir şey yemek zorundayım.
  • Madem bayılan bayılmadı ve dişini çektirmek istemiyordu neden açıkça söylemedi?

Bayılma tanımı, anlamı:

Bayılmak : Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.

Ayılıp bayılmak : Aşırı ölçüde sinir bunalımları geçirmek. birini kendinden geçercesine sevmek.

Canı bayılmak : İç geçmek, takatsizlik göstermek.

Gözleri bayılmak : Uyku, istek vb. bir durum gözlerinden belli olmak.

 

İçi bayılmak : Çok şekerli veya yağlı yiyecek ağır gelmek. çok acıkmak.

Keyfinden bayılmak : Bir şeyden çok kıvanç duymak.

Yüreği bayılmak : Karnı çok acıkmak.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Süreli : Belirli aralıklarla yapılan, çıkan, mevkut, periyodik.

Post : Makam. Bazı deyimlerde "can" anlamında kullanılan bir söz. Tüylü hayvan derisi. Tarikatlarda şeyhlik makamı.

Karakterize : Ayırıcı niteliği ortaya konulmuş, ayırt edilmiş.

Geçici : Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı. Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Bulaşan, bulaşıcı.

Şuur : Bilinç.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

Diğer dillerde Bayılma anlamı nedir?

İngilizce'de Bayılma ne demek? : adj. syncopal

n. blackout, faint, fainting, swoon

Fransızca'da Bayılma : évanouissement [le], pâmoison [la]

Almanca'da Bayılma : Ohnmacht

Rusça'da Bayılma : n. обморок (M)