Bazaars türkçesi Bazaars nedir

Bazaars ingilizcede ne demek, Bazaars nerede nasıl kullanılır?

Charity bazaar : Kermes. Yardım kermesi.

Bazaar : Çarşı. Alıcı ve satıcıların fiziki olarak karşılaştıkları, dükkanların bulunduğu açık veya kapalı alışveriş yeri. Pazar. İki üç yüzyıl önce yapılmış olup bugün de kullanılan, yalnız yayalara açık, üstü kapalı yolların iki yanına dizilmiş satışlıklardan oluşan kent kesimi. bk. bedesten. Kapalı çarşı. Yardım amacıyla düzenlenen satışlar. Pazar yeri. Kermes.

Bazar : Dışarıda yapılan satış. Açık hava satışı. Panayır. Pazar. Fuar.

Bazars : Pazar. Fuar. Panayır. Dışarıda yapılan satış. Açık hava satışı.

Calabaza : Su kabağı testisi. Sukabağı ağacı. Su kabağı.

Cambazola : Cambozola. Yumuşak alman mavi peyniri.

Bazna pork : Baznadomuzu. Romanya’da bulunan, siyah renkli ancak ön kol bölgesinde beyaz kemer şeklinde tüyler bulunan, berkshire ve mangalitsa ırklarının melezlenmesinden köken alan, yağlı et verimi için ideal vücut yapısına sahip, kafa yapısı orta büyüklükte ve içbükey, geniş, derin ve güçlü boyun yapısına sahip, bedeni orta genişlikte, derin ve genellikle yuvarlak, but kısmı oldukça uzun ve kaslı, vücudun genel yapısı hafif dışbükey, butlar oldukça gelişmiş, her bir doğumda ortalama dokuz yavru veren domuz ırkı.

 

Carbazotic : Pikrik asite ait (kimya).

Bashibazouk : Başıbozuk.

Bombazine : Bombazen. İpek ve yünden yapılma kumaş.

İngilizce Bazaars Türkçe anlamı, Bazaars eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bazaars ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Piazzas : Meydan (italyan şehirlerinde). Taraça. Meydan. Balkon. Üstü kapalı balkon. İtalya'da halka açık meydan. Kemeraltı. Veranda. Taraça (kapalı).

Agora : Eski yunanistan'da pazar yeri. Toplanma yeri. Açık alan. Meydan. Meclis yeri. Toplantı yeri. Meclis.

Fair : Yontmak. Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi özelliği de taşıyan yerel nitelikteki pazar. Geçici satak. Adil. Sergili satak. Fuar. Sergi. Belirli sürelerle geçici olarak kurulan sergi niteliğindeki büyük satak. herhangi bir kentte yılın belirli zamanlarında kurulmakta olan ve genel olarak o ülkeye ya da bölgeye ilişkin yapım ve üretim nesnelerini kapsayan, sergileyen büyük satak. Lunapark (gezici).

Debouche : İş alanı. Yol sonu. Sürüm yeri.

Faired : Açık tenli. Panayır. Dürüst. Adil. Adaletli. Yontmak. Fuar. Sergi. Kesmek.

Arcade : Kemeraltı. Sırakemerler. Mimari kemer. Kemer altı. İki sokağı birbirine bağlayan, içinde satış yerleri bulunan üstü kapalı geçit. iki sütun ya da iki ayak arasındaki bir açmanın üstüne örtmek için, uçları bir sütun ya da ayaklara oturmak üzere yay biçiminde yapılan ağaçtan, madenden ya da taş ve tuğladan yapı parçası. Pasaj. Direkli geçit. Arkat. Atari salonu. Taşdirekli geçit.

 

Shop : İşyeri. Alışverişe çıkmak. Yapımevi. Hapishane. Alışveriş yapmak. Atölye. Araştırma yapmak. Gammazlamak. Alışveriş etmek.

Bazaar : İki üç yüzyıl önce yapılmış olup bugün de kullanılan, yalnız yayalara açık, üstü kapalı yolların iki yanına dizilmiş satışlıklardan oluşan kent kesimi. bk. bedesten. Alıcı ve satıcıların fiziki olarak karşılaştıkları, dükkanların bulunduğu açık veya kapalı alışveriş yeri. Yardım amacıyla düzenlenen satışlar. Kapalı çarşı.

Outlet : Çıkış noktası. Priz. Boşaltma ağzı. Çıkak. Elektrik akımını almak için fişin sokulduğu yuva; fiş yuvası. Bir bölgenin, bir yerin doğal ürünlerini ya da yapımlarını satım, dağıtım yoluyla başka yerlere gönderen bölge ya da ülke. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Gideğen. Çıkış yeri.

Kirmess : Festival. Hollanda belçika ve kuzey almanya'da yapılan yıllık taşra panayırı. Panayır. Finansal kaynak toplama yeri.

Bazaars synonyms : sunday, market place, marts, kermis, down town, downtowns, arcades, store, emporium, bazars, agorae, outlets, bazar, marketplace, marting, sale of work, market, shopping area, emporia, fairs, downtown, emporiums, mart, kermess, agoras, piazza, charity bazaar, shopping center.