Be found türkçesi Be found nedir

Be found ile ilgili cümleler

English: Ali must be found immediately.
Turkish: Ali derhal bulunmalı.

English: God can be found everywhere.
Turkish: Tanrı her yerde bulunabilir.

English: Good people can be found anywhere.
Turkish: İyi insanlar her yerde bulunabilir.

English: Japanese tourists can be found everywhere.
Turkish: Japon turistler her yerde bulunabilirler.

English: She was still clinging to the hope that her dog would be found alive.
Turkish: O hâlâ köpeğinin canlı bulunabileceği umuduna tutunuyordu.

Be found ingilizcede ne demek, Be found nerede nasıl kullanılır?

Be : Durmak. -dır. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -dı. -dir. Bulunmak. Mal olmak. Var olmak. Olmak. Berylliumb (berilyum).

Found : Tesis etmek. Desteklemek. İnşa etmek. Temel yapmak. Kurmak. Dayanmak. Kalıba dökmek. Yaptırmak. Yapmak. Temelini atmak.

Be found guilty : Suçlu bulunmak.

Be found out : Meydana çıkmak. Ortaya çıkarılmak.

Be found wanting : Kusurlu bulunmak. Yetersiz bulunmak.

Be founded : Temelleri atılmak. Kurulmak.

Be a bad judge of : Anlamamak.

İngilizce Be found Türkçe anlamı, Be found eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be found ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Be set : Hazır olmak. Kurulmak (masa). Hazırlanmış olmak.

Had : Sahip olmak. Dolandırmak. Yapmak. Aldatmak. Kabul etmek. Zorunda olmak. Olmak. Etmek. Almak. Göz yummak.

Appear : Belirmek. Boy göstermek. Gibi gelmek. Ortaya çıkmak. Gözükmek. Gelmek. Varmak. Arz-ı endam etmek.

Come to hand : Gün ışığına çıkmak. Gözler önüne serilmek. Çıkmak. Ele geçmek. Varmak. Netlik kazanmak. Gözler önüne sermek veya ortaya çıkarmak. Gelmek.

Exist : Olmak. Yaşamak. Mevcut olmak. Meri olmak. Kaim olmak. Geçinmek. Kalmak. Var olmak. Hayatta olmak.

Be located : Tespit edilmek. Yeri saptanmak. Yerleşmiş olmak. Yerleşik bulunmak. Yerleştirilmek.

Be discovered : Ortaya çıkarılmak. Keşfedilmek. Açığa çıkarılmak.

Has : Aldatmak. Almak. Sahip olmak. Göz yummak. Zorunda olmak. Dolandırmak. Yapmak. Elde etmek. Olmak.

Existed : Yaşamak. Var olmuş. Olmak. Var olmak. Mevcut. Geçinmiş. Yaşamış.

Be present : Olmak. Hazır bulunmak. Hazır olmak.

Be found synonyms : been, exists, be situated, attend, be.