Being exhausted türkçesi Being exhausted nedir

Being exhausted ingilizcede ne demek, Being exhausted nerede nasıl kullanılır?

Being : İnsan. Yaradılış. Varlık. Yaratık. Mevcudiyet. Bilinçten bağımsız olarak var olan nesnel dünya ya da özdek. Mahluk. Olma. Varoluş.

Exhausted : Dermansız. Halsiz. Bitik. Komalık. İflahı kesilmiş. Bitap. Çok yorgun. Turşu gibi. Yorgun. Dingin.

Being a native born israeli : İsrail yerlisi olma. Anayurdu israil olma. İsrail'de doğmuş ve büyümüş olma.

Being a shareholder : Hissedarlık.

Being abandoned : Reddedilmiş olma. Bırakılmış olma. Ortada bırakılmış olma. Terk edilmiş olma.

Being absorbed : Absorbe edilmiş olma. Asimile dilmiş olma. Emilmiş olma. İçine çekilmiş olma. Soğurulmuş olma.

İngilizce Being exhausted Türkçe anlamı, Being exhausted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Being exhausted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extinction : Ucaylanma mikroskobu altında döndürüldüğünde, anizotrop bir kristalin nikoller haçlanınca, girişim olayları dolayısıyle dört kez kararması. (bu kararma, oküler kılları ile mineralin belirli bir kristalyazar yönünün arasındaki açı 0° ve 90° ya da bunun tam yarısı olduğu durumlarda ortaya çıkarsa, bu kararmaya doğru kararma -sönme-, açı başka değerde ise eğri kararma -sönme- denir.). Nesli tükenme. Sönüm. Fizik, kimya, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Sönme. Bir ortamdan geçen ışığın azalmış olması. Engelleyici bir ortamda, saçılma ya da emilme yoluyla ışınırlık yoğunluğunun düşmesi. Kararma. Körlenme. İmha.

 

Wearing out : Yorgunluktan canı çıkma. Aşınma. Çok kullanılmaktan hırpalanma. Yıpranma. Bitme. Yorulma. İncelme. Bir yanıtlayıcının sık sık yapılan tecimsel soruşturulardan ötürü bilimsel araştırmalara karşı ilgisizliği ya da güvensizliğinden doğan olumsuz durum.

Languorousness : Melankoli. İlgisizlik. Duygusuzluk. Halsizlik. Zayıflık. Enerji eksikliği. Güçten düşme. Kuvvetsizlik. Umursamazlık.

Exinanition : Küçük düşürme. Aşağılama. Küçülme. Zayıflatma veya boşaltma eylemi.

Depletion : Madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Eksilme. Tüketim. Zenginleştirme işlemi sürecinde, işlem dışında kalan elementlerin izotop sayısındaki azalma. Boşaltma. Tüketme. Boşalma. Yok olma. Fakirleşme.

Depletions : Sabit kıymetleri azaltma. Bitirme. Boşalma. Boşaltma. Tüketme. Azaltma. Kan alma. Tüketim. Eksilme. Yok olma.

Jadedness : Yorgunluk. Birşeylerin aşırı yenmesi yüzünden bıkkınlık. Bitkinlik. Bıkkınlık.

Extinctions : Sönme. Yok olma. Yeryüzünden silinme. Lağvetme. İtfa. Soy tükenmesi. Söndürme. Yok etme. Nesli tükenme.

Exhaustion : Boşluk. Tüketme. Bitkinlik. Yorgunluk. Tükenmişlik. Halsizlik. Dermansızlık. Henüz kapatılmamış veya daha sonra tam olarak kenetlenmek üzere sadece gevşek biçimde kapatılmış bulunan konserve kaplarının tepe boşluğundaki ve kutu içerisindeki parçacıklar arasındaki havanın ve gazların bir ön ısıtmayla uzaklaştırılması işlemi. Helak.

Petering : Suya düşme. Eğlenceli.

Being exhausted synonyms : failure, failures.