Beklik nedir, Beklik ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük.

Peklik, kabızlık.

Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim.

Katılık, sertlik.

Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh.

Teknik terim anlamı:

Kuvvet, metanet, salâbet.

Beklik anlamı, kısaca tanımı

Bekli : Peki, hay hay, olur

Beklik takma : Söz kesme (evlenmede).

Söz kesimi : Gençlerin evlenmeleri için ön anlaşma yapılması, sözlenme.

Ana kütük : Bir işte başvurulacak yetkili kütük olarak kullanılan ve -içeriği değişebilse de- göreli olarak sürekliliği olan kütük.

Kabızlık : Kabız.

Metanet : Metin olma, dayanma, dayanıklılık, sağlamlık.

Salabet : Katılık, sağlamlık.

Merasim : Tören. Resmî işlerde yol yöntem, yol yordam.

Sertlik : Sert, katı olma durumu. Sert, kırıcı, katı davranış, şiddet, husumet. Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç.

Katılık : Katı (I) olma durumu. Acımasız, duygusuz olma durumu.

Peklik : Pek olma durumu. Sağlamlık, dayanıklılık, direnç. Kabız.

Atılan : Çavlan, şelâle. Çağlayan, şelale.

Müddet : Süre.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

 

Katıl : Yapılarda kullanılan dört köşe kiriş. Tahta paravana. Paravana biçiminde vestiyer. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Duvar içine konmuş olan ağaç kuşaklar. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).

Meras : Genellikle ellerde ve ayaklarda beliren ağrılı tutukluk, kramp.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Nişan : İşaret, iz, belirti, alamet. Nişanlanma sırasında yapılan tören. Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma. Kurşun, taş ve benzerleri ile vurulmak istenen hedef. Hedefi vurmak için silah, ok vb.ne gerekli doğrultuyu verme. Devlet nişanı. Nişan, nişanlanma sırasında yapılan tören. Nişan, akit olarak verilen eşya. [Bakınız: ferman]. Osmanlılarda 1832'den sonra hizmet ve yararlık karşılığı olarak bir kişiye verilen madalya. İm, iz, belirti.

Metan : Çürümekte olan karbonlu maddelerden çıkan, havada sarı bir alevle yanan, renksiz bir gaz, bataklık gazı (CH4).

Diğer dillerde Bekleyiş esnekliği anlamı nedir?

İngilizce'de Bekleyiş esnekliği ne demek ? : elasticity of expectations